Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(Okul saldırıları) Bazı kesimlerin bu tür acıları siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum"
EKONOMİ
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
16.04.2026 - 15:34, Güncelleme:
16.04.2026 - 15:00
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(Okul saldırıları) Bazı kesimlerin bu tür acıları siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(Okul saldırıları) Bazı kesimlerin bu tür acıları siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, okul saldırılarına ilişkin, "Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na katıldı. Fuarda konuşan Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına dair üzüntüsünü dile getirdi. Yaşanan olaylarda acıyı siyasi görüşlerden bağımsız olarak paylaştıklarını ifade eden Yılmaz, "Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum. Onlarla tartışacak durumda değiliz. Biz millet olarak bu acıyı öncelikle yaşayacağız ve bu ortak acımızı birliğimizle, beraberliğimizle paylaşacağız" ifadelerine yer verdi."İlgili kurumlarımız en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar"Yılmaz, okul saldırılarıyla ilgili çok boyutlu inceleme ve soruşturma sürecinin başlatıldığını belirterek, "İlgili tüm kurumlarımız gece gündüz bu konuda çalışmalarını sürdürüyorlar. İçişleri Bakanlığımızdan, Adalet Bakanlığımızdan, İstihbarat Teşkilatlarımızdan Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ne ulaşan kurumlarımıza varıncaya kadar, yine Milli Eğitim, Sağlık, Aile, tüm bakanlıklarımız olayın kendileriyle ilgili boyutunu çok dikkati bir şekilde ve en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar. Bu yaşanan olayların çok boyutlu bir şekilde soruşturulması, incelenmesi sonucunda kamuoyumuz da zamanı geldiğinde çok daha doyurucu bir şekilde bilgilendirilecektir diye ifade etmek istiyorum" diye konuştu.Bu tür hadiselerin tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin alınması ve uzun vadeli neler yapılması gerektiğini gelecek süreçlerde konuşmaya devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, "Bu tür hadiselerin maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de geçmişte yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk defa böyle bir farklı hadiseyle karşı karşıyayız. Bunun sosyolojik boyutundan, kültürel boyutundan teknolojik bağımlılık meselelerine varıncaya kadar uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı modern radikal örgütlere varıncaya kadar birçok boyutuyla ne tür tedbirler alabiliriz, neler yapabiliriz, bunlar üzerine de önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız. Ben tekrar kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum" şeklinde konuştu."İstikrarımızı korumaya devam edeceğiz"Yılmaz, dünyanın farklı bir yere doğru geldiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde okunması gerektiğini dile getirerek, ekonomik güç dağılımının da yeniden şekillendiğine, bu şekillenmeye bağlı olarak siyasi gerilimlerin, jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çekti. Yılmaz, bölgede yaşananlara da değinerek, "Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, hangi provokasyonları ortaya koyarsa koysun bir taraftan gücümüzü tahkim etmeye, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Bir taraftan da barıştan, istikrardan, adaletten, hukuktan yana tavrımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Ve inanıyoruz ki bu politikamız, bu yaklaşımımız, önümüzdeki dönemde çok farklı perspektifler açacak" dedi."Teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için büyük fırsatlar sunuyor"Dünyanın bu ekonomik, jeopolitik, gerilimli dönemden geçerken teknolojik olarak da büyük bir dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:"Yapay zeka başta olmak üzere büyük bir küresel teknolojik dönüşümün içindeyiz. Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir dönüşüm değil. Yapay zeka dediğimiz hadise teknolojilerden bir teknoloji değil. Bunu iyi okumamız gerekiyor. Kamu yönetiminden savunma sanayiine, sağlıktan eğitime her alanı derinden etkileyen bir teknolojik dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla biz de bunu çok iyi görmek ve ona göre tutum geliştirmek durumundayız. Bir taraftan bu yeni teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için yenilikler yapmak için büyük fırsatlar sunuyor. Bir taraftan da bu teknolojiler maalesef insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümler işlenmesine de zemin hazırlıyor. İkisini aynı anda gerçekleştiriyor. Bizim görevimiz işte bu dengeyi korumak."Teknolojiyi geliştiren, üreten ve yöneten bir politika anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, ‘HIT-30’ Programı ile 30 milyar dolarlık bütçe çerçevesinde dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlardaki yatırımları desteklediklerini kaydetti. Dijitalleşme ve teknolojiye ayak uydurmada gerçekleştirilen projelere değinen Yılmaz, "TCMB ile yürüttüğümüz ve 5 bin kişilik gerçek saha testini başarıyla tamamladığımız Dijital Türk Lirası projesi, parasal egemenliğimizin dijital dünyadaki kalesi olacaktır. Ayrıca kripto varlık düzenlemeleri ve kamu SM altyapısıyla desteklenen Travel Rule standartları ile finansal sistemimizin güvenliğini tahkim ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz Ulusal Veri Stratejisi ile bu alandaki kurumsal çerçevemizi daha da güçlendireceğiz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile geliştirdiğimiz Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Sistemi ile bütçeleme ve harcama süreçlerini modüler bir yapıda dijitalleştiriyoruz. Safir Depo, Safir Posta ve Safir Bulut gibi yerli ve milli çözümlerimizi kamuda yaygınlaştırarak, veri güvenliğimizi dışa bağımlılıktan kurtarıyoruz. Tıbbi cihazların tekil takibinde dünyada bir ilk olan Ürün Takip Sistemi (ÜTS) ve SGK bünyesindeki uygulamaların daha hızlı, güvenli ve etkin yönetimini sağlayan Dijital Devlet Ara Katman (DİDAK) projesini kamudaki başarımızın somut göstergesi olarak görüyoruz" dedi.Yılmaz, yapay zeka ve yeni teknolojilerin en önemli risklerinden birinin sosyal adaletsizliği arttırma riski olduğunu hatırlatarak, "En büyük amaçlarımızdan biri hükümet olarak bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak, tüm nüfusumuzun bu teknolojilere erişimini sağlamak ve böylece sosyal adaleti zayıflatıcı değil, aksine azaltıcı, sosyal fırsatları arttırıcı, nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik aile yapısından gelirse gelsin tüm çocuklarımız için fırsat eşitliğini arttırıcı bir şekilde yeni teknolojileri kullanmak istiyoruz" dedi.Yılmaz, 2030 yılına kadar 291 binden 500 bine çıkarmayı hedefledikleri bir araştırmacı kadrosu olduğunu, 81 ildeki 131 Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde eğitim alan 41 bini aşkın öğrenciyi Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği ve üniversite-sanayi iş birlikleri ile bu dönüşümün aktif bir parçası haline getirdiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(Okul saldırıları) Bazı kesimlerin bu tür acıları siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, okul saldırılarına ilişkin, "Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na katıldı. Fuarda konuşan Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına dair üzüntüsünü dile getirdi. Yaşanan olaylarda acıyı siyasi görüşlerden bağımsız olarak paylaştıklarını ifade eden Yılmaz, "Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum. Onlarla tartışacak durumda değiliz. Biz millet olarak bu acıyı öncelikle yaşayacağız ve bu ortak acımızı birliğimizle, beraberliğimizle paylaşacağız" ifadelerine yer verdi.
"İlgili kurumlarımız en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar"
Yılmaz, okul saldırılarıyla ilgili çok boyutlu inceleme ve soruşturma sürecinin başlatıldığını belirterek, "İlgili tüm kurumlarımız gece gündüz bu konuda çalışmalarını sürdürüyorlar. İçişleri Bakanlığımızdan, Adalet Bakanlığımızdan, İstihbarat Teşkilatlarımızdan Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ne ulaşan kurumlarımıza varıncaya kadar, yine Milli Eğitim, Sağlık, Aile, tüm bakanlıklarımız olayın kendileriyle ilgili boyutunu çok dikkati bir şekilde ve en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar. Bu yaşanan olayların çok boyutlu bir şekilde soruşturulması, incelenmesi sonucunda kamuoyumuz da zamanı geldiğinde çok daha doyurucu bir şekilde bilgilendirilecektir diye ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
Bu tür hadiselerin tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin alınması ve uzun vadeli neler yapılması gerektiğini gelecek süreçlerde konuşmaya devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, "Bu tür hadiselerin maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de geçmişte yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk defa böyle bir farklı hadiseyle karşı karşıyayız. Bunun sosyolojik boyutundan, kültürel boyutundan teknolojik bağımlılık meselelerine varıncaya kadar uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı modern radikal örgütlere varıncaya kadar birçok boyutuyla ne tür tedbirler alabiliriz, neler yapabiliriz, bunlar üzerine de önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız. Ben tekrar kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum" şeklinde konuştu.
"İstikrarımızı korumaya devam edeceğiz"
Yılmaz, dünyanın farklı bir yere doğru geldiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde okunması gerektiğini dile getirerek, ekonomik güç dağılımının da yeniden şekillendiğine, bu şekillenmeye bağlı olarak siyasi gerilimlerin, jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çekti. Yılmaz, bölgede yaşananlara da değinerek, "Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, hangi provokasyonları ortaya koyarsa koysun bir taraftan gücümüzü tahkim etmeye, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Bir taraftan da barıştan, istikrardan, adaletten, hukuktan yana tavrımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Ve inanıyoruz ki bu politikamız, bu yaklaşımımız, önümüzdeki dönemde çok farklı perspektifler açacak" dedi.
"Teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için büyük fırsatlar sunuyor"
Dünyanın bu ekonomik, jeopolitik, gerilimli dönemden geçerken teknolojik olarak da büyük bir dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yapay zeka başta olmak üzere büyük bir küresel teknolojik dönüşümün içindeyiz. Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir dönüşüm değil. Yapay zeka dediğimiz hadise teknolojilerden bir teknoloji değil. Bunu iyi okumamız gerekiyor. Kamu yönetiminden savunma sanayiine, sağlıktan eğitime her alanı derinden etkileyen bir teknolojik dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla biz de bunu çok iyi görmek ve ona göre tutum geliştirmek durumundayız. Bir taraftan bu yeni teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için yenilikler yapmak için büyük fırsatlar sunuyor. Bir taraftan da bu teknolojiler maalesef insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümler işlenmesine de zemin hazırlıyor. İkisini aynı anda gerçekleştiriyor. Bizim görevimiz işte bu dengeyi korumak."
Teknolojiyi geliştiren, üreten ve yöneten bir politika anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, ‘HIT-30’ Programı ile 30 milyar dolarlık bütçe çerçevesinde dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlardaki yatırımları desteklediklerini kaydetti. Dijitalleşme ve teknolojiye ayak uydurmada gerçekleştirilen projelere değinen Yılmaz, "TCMB ile yürüttüğümüz ve 5 bin kişilik gerçek saha testini başarıyla tamamladığımız Dijital Türk Lirası projesi, parasal egemenliğimizin dijital dünyadaki kalesi olacaktır. Ayrıca kripto varlık düzenlemeleri ve kamu SM altyapısıyla desteklenen Travel Rule standartları ile finansal sistemimizin güvenliğini tahkim ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz Ulusal Veri Stratejisi ile bu alandaki kurumsal çerçevemizi daha da güçlendireceğiz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile geliştirdiğimiz Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Sistemi ile bütçeleme ve harcama süreçlerini modüler bir yapıda dijitalleştiriyoruz. Safir Depo, Safir Posta ve Safir Bulut gibi yerli ve milli çözümlerimizi kamuda yaygınlaştırarak, veri güvenliğimizi dışa bağımlılıktan kurtarıyoruz. Tıbbi cihazların tekil takibinde dünyada bir ilk olan Ürün Takip Sistemi (ÜTS) ve SGK bünyesindeki uygulamaların daha hızlı, güvenli ve etkin yönetimini sağlayan Dijital Devlet Ara Katman (DİDAK) projesini kamudaki başarımızın somut göstergesi olarak görüyoruz" dedi.
Yılmaz, yapay zeka ve yeni teknolojilerin en önemli risklerinden birinin sosyal adaletsizliği arttırma riski olduğunu hatırlatarak, "En büyük amaçlarımızdan biri hükümet olarak bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak, tüm nüfusumuzun bu teknolojilere erişimini sağlamak ve böylece sosyal adaleti zayıflatıcı değil, aksine azaltıcı, sosyal fırsatları arttırıcı, nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik aile yapısından gelirse gelsin tüm çocuklarımız için fırsat eşitliğini arttırıcı bir şekilde yeni teknolojileri kullanmak istiyoruz" dedi.
Yılmaz, 2030 yılına kadar 291 binden 500 bine çıkarmayı hedefledikleri bir araştırmacı kadrosu olduğunu, 81 ildeki 131 Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde eğitim alan 41 bini aşkın öğrenciyi Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği ve üniversite-sanayi iş birlikleri ile bu dönüşümün aktif bir parçası haline getirdiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na katıldı. Fuarda konuşan Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına dair üzüntüsünü dile getirdi. Yaşanan olaylarda acıyı siyasi görüşlerden bağımsız olarak paylaştıklarını ifade eden Yılmaz, "Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum. Onlarla tartışacak durumda değiliz. Biz millet olarak bu acıyı öncelikle yaşayacağız ve bu ortak acımızı birliğimizle, beraberliğimizle paylaşacağız" ifadelerine yer verdi.
"İlgili kurumlarımız en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar"
Yılmaz, okul saldırılarıyla ilgili çok boyutlu inceleme ve soruşturma sürecinin başlatıldığını belirterek, "İlgili tüm kurumlarımız gece gündüz bu konuda çalışmalarını sürdürüyorlar. İçişleri Bakanlığımızdan, Adalet Bakanlığımızdan, İstihbarat Teşkilatlarımızdan Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ne ulaşan kurumlarımıza varıncaya kadar, yine Milli Eğitim, Sağlık, Aile, tüm bakanlıklarımız olayın kendileriyle ilgili boyutunu çok dikkati bir şekilde ve en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar. Bu yaşanan olayların çok boyutlu bir şekilde soruşturulması, incelenmesi sonucunda kamuoyumuz da zamanı geldiğinde çok daha doyurucu bir şekilde bilgilendirilecektir diye ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
Bu tür hadiselerin tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin alınması ve uzun vadeli neler yapılması gerektiğini gelecek süreçlerde konuşmaya devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, "Bu tür hadiselerin maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de geçmişte yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk defa böyle bir farklı hadiseyle karşı karşıyayız. Bunun sosyolojik boyutundan, kültürel boyutundan teknolojik bağımlılık meselelerine varıncaya kadar uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı modern radikal örgütlere varıncaya kadar birçok boyutuyla ne tür tedbirler alabiliriz, neler yapabiliriz, bunlar üzerine de önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız. Ben tekrar kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum" şeklinde konuştu.
"İstikrarımızı korumaya devam edeceğiz"
Yılmaz, dünyanın farklı bir yere doğru geldiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde okunması gerektiğini dile getirerek, ekonomik güç dağılımının da yeniden şekillendiğine, bu şekillenmeye bağlı olarak siyasi gerilimlerin, jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çekti. Yılmaz, bölgede yaşananlara da değinerek, "Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, hangi provokasyonları ortaya koyarsa koysun bir taraftan gücümüzü tahkim etmeye, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Bir taraftan da barıştan, istikrardan, adaletten, hukuktan yana tavrımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Ve inanıyoruz ki bu politikamız, bu yaklaşımımız, önümüzdeki dönemde çok farklı perspektifler açacak" dedi.
"Teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için büyük fırsatlar sunuyor"
Dünyanın bu ekonomik, jeopolitik, gerilimli dönemden geçerken teknolojik olarak da büyük bir dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yapay zeka başta olmak üzere büyük bir küresel teknolojik dönüşümün içindeyiz. Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir dönüşüm değil. Yapay zeka dediğimiz hadise teknolojilerden bir teknoloji değil. Bunu iyi okumamız gerekiyor. Kamu yönetiminden savunma sanayiine, sağlıktan eğitime her alanı derinden etkileyen bir teknolojik dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla biz de bunu çok iyi görmek ve ona göre tutum geliştirmek durumundayız. Bir taraftan bu yeni teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için yenilikler yapmak için büyük fırsatlar sunuyor. Bir taraftan da bu teknolojiler maalesef insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümler işlenmesine de zemin hazırlıyor. İkisini aynı anda gerçekleştiriyor. Bizim görevimiz işte bu dengeyi korumak."
Teknolojiyi geliştiren, üreten ve yöneten bir politika anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, ‘HIT-30’ Programı ile 30 milyar dolarlık bütçe çerçevesinde dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlardaki yatırımları desteklediklerini kaydetti. Dijitalleşme ve teknolojiye ayak uydurmada gerçekleştirilen projelere değinen Yılmaz, "TCMB ile yürüttüğümüz ve 5 bin kişilik gerçek saha testini başarıyla tamamladığımız Dijital Türk Lirası projesi, parasal egemenliğimizin dijital dünyadaki kalesi olacaktır. Ayrıca kripto varlık düzenlemeleri ve kamu SM altyapısıyla desteklenen Travel Rule standartları ile finansal sistemimizin güvenliğini tahkim ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz Ulusal Veri Stratejisi ile bu alandaki kurumsal çerçevemizi daha da güçlendireceğiz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile geliştirdiğimiz Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Sistemi ile bütçeleme ve harcama süreçlerini modüler bir yapıda dijitalleştiriyoruz. Safir Depo, Safir Posta ve Safir Bulut gibi yerli ve milli çözümlerimizi kamuda yaygınlaştırarak, veri güvenliğimizi dışa bağımlılıktan kurtarıyoruz. Tıbbi cihazların tekil takibinde dünyada bir ilk olan Ürün Takip Sistemi (ÜTS) ve SGK bünyesindeki uygulamaların daha hızlı, güvenli ve etkin yönetimini sağlayan Dijital Devlet Ara Katman (DİDAK) projesini kamudaki başarımızın somut göstergesi olarak görüyoruz" dedi.
Yılmaz, yapay zeka ve yeni teknolojilerin en önemli risklerinden birinin sosyal adaletsizliği arttırma riski olduğunu hatırlatarak, "En büyük amaçlarımızdan biri hükümet olarak bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak, tüm nüfusumuzun bu teknolojilere erişimini sağlamak ve böylece sosyal adaleti zayıflatıcı değil, aksine azaltıcı, sosyal fırsatları arttırıcı, nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik aile yapısından gelirse gelsin tüm çocuklarımız için fırsat eşitliğini arttırıcı bir şekilde yeni teknolojileri kullanmak istiyoruz" dedi.
Yılmaz, 2030 yılına kadar 291 binden 500 bine çıkarmayı hedefledikleri bir araştırmacı kadrosu olduğunu, 81 ildeki 131 Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde eğitim alan 41 bini aşkın öğrenciyi Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği ve üniversite-sanayi iş birlikleri ile bu dönüşümün aktif bir parçası haline getirdiklerini kaydetti.
Ankara HABERİ
www.ehaber.tv.tr
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

