"Meme kanserinde erken tanı tedavi seçeneklerini artırabiliyor"
SAĞLIK
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
01.10.2026 - 11:01, Güncelleme:
01.10.2026 - 10:40
"Meme kanserinde erken tanı tedavi seçeneklerini artırabiliyor"
"Meme kanserinde erken tanı tedavi seçeneklerini artırabiliyor"
Prof. Dr. Meral Günaldı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınlara düzenli kontrollerin önemine dikkat çekerek, meme kanserinin erken evrede yakalanmasının tedavi seçeneklerini ve başarı şansını önemli ölçüde etkileyebildiğini belirtti.Ekim ayı, dünya genelinde meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmak, erken tanının önemine dikkat çekmek ve hastalıkla mücadelede toplumsal bilinci artırmak amacıyla Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu ve hastalık yaklaşık 694 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmayı sürdürüyor."Her meme kanseri aynı değildir"Liv Hospital Ulus Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı, meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını belirterek, tanı alan her hastanın tedavi planının kişiye özel olarak oluşturulması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Günaldı, "Meme kanseri tanısı alan hastalarda hastalığın biyolojik özellikleri, tümörün evresi, hormon reseptörleri, HER2 durumu ve hastanın genel sağlık özellikleri tedavi planının belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle meme kanseri tedavisinde tek bir yöntemden söz etmek mümkün değil. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik tedaviler ve uygun hastalarda immünoterapi gibi farklı tedavi seçenekleri hastalığın özelliklerine göre tek başına ya da birlikte uygulanabiliyor" dedi."Belirti ortaya çıkmasını beklemeyin"Meme kanserinde erken tanının tedavi sürecinde önemli bir avantaj sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Günaldı, kadınların meme ve koltuk altı bölgesindeki değişiklikleri önemsemesi gerektiğini belirtti. Memede yeni ortaya çıkan kitle veya sertlik, meme şekli ya da boyutunda değişiklik, ciltte çekinti veya kalınlaşma, meme başında içe çekilme ya da olağan dışı akıntı gibi bulguların değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Günaldı, "Her meme değişikliği kanser anlamına gelmez. Ancak yeni ortaya çıkan ve devam eden bir değişiklik varsa bunun ihmal edilmemesi ve hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Erken tanı yalnızca hastalığın daha erken evrede yakalanmasını değil, tedavi planının daha etkin şekilde oluşturulabilmesini de sağlar" diye konuştu."Ailesinde kanser öyküsü olmayan kadınlar da risk altında olabilir"Meme kanserinde aile öyküsünün önemli bir risk faktörü olduğunu ancak meme kanseri tanısı alan kadınların önemli bir bölümünde bilinen bir aile öyküsü bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Günaldı, "Ailede meme kanseri öyküsünün bulunmaması kişinin risk taşımadığı anlamına gelmez. Yaş, yaşam tarzı ve bazı hormonal ve üreme özellikleri de risk üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle kadınların kendi risk profillerini bilmeleri ve yaşlarına, kişisel özelliklerine ve risk durumlarına uygun kontrolleri aksatmamaları önem taşıyor" dedi."Meme kanseri tedavisi multidisipliner yaklaşım gerektiriyor"Meme kanseri tedavisinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapmasının önemine de değinen Prof. Dr. Günaldı, günümüzde hastaların tedavi sürecinin yalnızca tek bir branş tarafından yürütülmediğini belirtti. Prof. Dr. Günaldı, "Meme kanseri tedavisinde cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji başta olmak üzere farklı disiplinlerin iş birliği büyük önem taşıyor. Hastanın tüm bulgularının birlikte değerlendirilmesi, tedavinin kişiye özel planlanmasını ve süreç boyunca gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı.Meme kanserinde farkındalığın yalnızca ekim ayında değil, yılın her döneminde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Günaldı, "Meme sağlığı konusunda farkındalık, kişinin kendi vücudundaki değişiklikleri tanıması ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmasıyla başlıyor. Düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi ve şüpheli bir bulgu olduğunda zaman kaybetmeden değerlendirme yapılması, meme kanseriyle mücadelede en önemli adımlardan biri" dedi.
"Meme kanserinde erken tanı tedavi seçeneklerini artırabiliyor"
Prof. Dr. Meral Günaldı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınlara düzenli kontrollerin önemine dikkat çekerek, meme kanserinin erken evrede yakalanmasının tedavi seçeneklerini ve başarı şansını önemli ölçüde etkileyebildiğini belirtti.
Ekim ayı, dünya genelinde meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmak, erken tanının önemine dikkat çekmek ve hastalıkla mücadelede toplumsal bilinci artırmak amacıyla Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu ve hastalık yaklaşık 694 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmayı sürdürüyor.
"Her meme kanseri aynı değildir"
Liv Hospital Ulus Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı, meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını belirterek, tanı alan her hastanın tedavi planının kişiye özel olarak oluşturulması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Günaldı, "Meme kanseri tanısı alan hastalarda hastalığın biyolojik özellikleri, tümörün evresi, hormon reseptörleri, HER2 durumu ve hastanın genel sağlık özellikleri tedavi planının belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle meme kanseri tedavisinde tek bir yöntemden söz etmek mümkün değil. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik tedaviler ve uygun hastalarda immünoterapi gibi farklı tedavi seçenekleri hastalığın özelliklerine göre tek başına ya da birlikte uygulanabiliyor" dedi.
"Belirti ortaya çıkmasını beklemeyin"
Meme kanserinde erken tanının tedavi sürecinde önemli bir avantaj sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Günaldı, kadınların meme ve koltuk altı bölgesindeki değişiklikleri önemsemesi gerektiğini belirtti. Memede yeni ortaya çıkan kitle veya sertlik, meme şekli ya da boyutunda değişiklik, ciltte çekinti veya kalınlaşma, meme başında içe çekilme ya da olağan dışı akıntı gibi bulguların değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Günaldı, "Her meme değişikliği kanser anlamına gelmez. Ancak yeni ortaya çıkan ve devam eden bir değişiklik varsa bunun ihmal edilmemesi ve hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Erken tanı yalnızca hastalığın daha erken evrede yakalanmasını değil, tedavi planının daha etkin şekilde oluşturulabilmesini de sağlar" diye konuştu.
"Ailesinde kanser öyküsü olmayan kadınlar da risk altında olabilir"
Meme kanserinde aile öyküsünün önemli bir risk faktörü olduğunu ancak meme kanseri tanısı alan kadınların önemli bir bölümünde bilinen bir aile öyküsü bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Günaldı, "Ailede meme kanseri öyküsünün bulunmaması kişinin risk taşımadığı anlamına gelmez. Yaş, yaşam tarzı ve bazı hormonal ve üreme özellikleri de risk üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle kadınların kendi risk profillerini bilmeleri ve yaşlarına, kişisel özelliklerine ve risk durumlarına uygun kontrolleri aksatmamaları önem taşıyor" dedi.
"Meme kanseri tedavisi multidisipliner yaklaşım gerektiriyor"
Meme kanseri tedavisinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapmasının önemine de değinen Prof. Dr. Günaldı, günümüzde hastaların tedavi sürecinin yalnızca tek bir branş tarafından yürütülmediğini belirtti. Prof. Dr. Günaldı, "Meme kanseri tedavisinde cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji başta olmak üzere farklı disiplinlerin iş birliği büyük önem taşıyor. Hastanın tüm bulgularının birlikte değerlendirilmesi, tedavinin kişiye özel planlanmasını ve süreç boyunca gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı.
Meme kanserinde farkındalığın yalnızca ekim ayında değil, yılın her döneminde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Günaldı, "Meme sağlığı konusunda farkındalık, kişinin kendi vücudundaki değişiklikleri tanıması ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmasıyla başlıyor. Düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi ve şüpheli bir bulgu olduğunda zaman kaybetmeden değerlendirme yapılması, meme kanseriyle mücadelede en önemli adımlardan biri" dedi.
Ekim ayı, dünya genelinde meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmak, erken tanının önemine dikkat çekmek ve hastalıkla mücadelede toplumsal bilinci artırmak amacıyla Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu ve hastalık yaklaşık 694 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmayı sürdürüyor.
"Her meme kanseri aynı değildir"
Liv Hospital Ulus Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı, meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını belirterek, tanı alan her hastanın tedavi planının kişiye özel olarak oluşturulması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Günaldı, "Meme kanseri tanısı alan hastalarda hastalığın biyolojik özellikleri, tümörün evresi, hormon reseptörleri, HER2 durumu ve hastanın genel sağlık özellikleri tedavi planının belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle meme kanseri tedavisinde tek bir yöntemden söz etmek mümkün değil. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik tedaviler ve uygun hastalarda immünoterapi gibi farklı tedavi seçenekleri hastalığın özelliklerine göre tek başına ya da birlikte uygulanabiliyor" dedi.
"Belirti ortaya çıkmasını beklemeyin"
Meme kanserinde erken tanının tedavi sürecinde önemli bir avantaj sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Günaldı, kadınların meme ve koltuk altı bölgesindeki değişiklikleri önemsemesi gerektiğini belirtti. Memede yeni ortaya çıkan kitle veya sertlik, meme şekli ya da boyutunda değişiklik, ciltte çekinti veya kalınlaşma, meme başında içe çekilme ya da olağan dışı akıntı gibi bulguların değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Günaldı, "Her meme değişikliği kanser anlamına gelmez. Ancak yeni ortaya çıkan ve devam eden bir değişiklik varsa bunun ihmal edilmemesi ve hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Erken tanı yalnızca hastalığın daha erken evrede yakalanmasını değil, tedavi planının daha etkin şekilde oluşturulabilmesini de sağlar" diye konuştu.
"Ailesinde kanser öyküsü olmayan kadınlar da risk altında olabilir"
Meme kanserinde aile öyküsünün önemli bir risk faktörü olduğunu ancak meme kanseri tanısı alan kadınların önemli bir bölümünde bilinen bir aile öyküsü bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Günaldı, "Ailede meme kanseri öyküsünün bulunmaması kişinin risk taşımadığı anlamına gelmez. Yaş, yaşam tarzı ve bazı hormonal ve üreme özellikleri de risk üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle kadınların kendi risk profillerini bilmeleri ve yaşlarına, kişisel özelliklerine ve risk durumlarına uygun kontrolleri aksatmamaları önem taşıyor" dedi.
"Meme kanseri tedavisi multidisipliner yaklaşım gerektiriyor"
Meme kanseri tedavisinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapmasının önemine de değinen Prof. Dr. Günaldı, günümüzde hastaların tedavi sürecinin yalnızca tek bir branş tarafından yürütülmediğini belirtti. Prof. Dr. Günaldı, "Meme kanseri tedavisinde cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji başta olmak üzere farklı disiplinlerin iş birliği büyük önem taşıyor. Hastanın tüm bulgularının birlikte değerlendirilmesi, tedavinin kişiye özel planlanmasını ve süreç boyunca gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı.
Meme kanserinde farkındalığın yalnızca ekim ayında değil, yılın her döneminde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Günaldı, "Meme sağlığı konusunda farkındalık, kişinin kendi vücudundaki değişiklikleri tanıması ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmasıyla başlıyor. Düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi ve şüpheli bir bulgu olduğunda zaman kaybetmeden değerlendirme yapılması, meme kanseriyle mücadelede en önemli adımlardan biri" dedi.
İstanbul HABERİ
www.ehaber.tv.tr
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

