Prof. Dr. Ozan: "Prostat kanseri erken evrede tamamıyla tedavi olabilecek bir hastalık grubudur"

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 03.11.2026 - 11:30, Güncelleme: 03.11.2026 - 11:22
 

Prof. Dr. Ozan: "Prostat kanseri erken evrede tamamıyla tedavi olabilecek bir hastalık grubudur"

Prof. Dr. Ozan: "Prostat kanseri erken evrede tamamıyla tedavi olabilecek bir hastalık grubudur"
Prostatta hastalıklarının sık görülmesi nedeniyle farkındalığının yüksek olması gereken hastalıklardan biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tunç Ozan, "Erkeklerde sık görülen belli bir yaş sonrasında sıklığı daha da artan bir kanser türü. Erken evrede tamamıyla kür olabilecek tedavi olabilecek bir hastalık grubudur" dedi.Fırat Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunç Ozan, toplumda geniş kitlelerde görülen prostat hastalıkları hakkında önemli bilgiler verdi.Prostat hastalıklarının toplumda geniş kitlelerde görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Tunç Ozan, "Özellikle yaşı 50 üzerinde olan kişilerde sıklıkla rastlanıyor prostat hastalıklarına. İyi huylu ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayırabiliriz. İyi huylu olan iyi huylu prostat büyümesi ve prostat iltihabıdır. Kötü huylu da prostat kanseri. Sık görülmesi nedeniyle farkındalığının yüksek olması gereken hastalıklardan biridir. İyi huylu prostat hastalıkları, daha genç yaş grubunu ilgilendiren prostat iltihabı prostatit dediğimiz akut ya da kronik olma süresine göre değişebiliyor. Akut prostatit daha böyle gürültülü başlayan bir tablo. İdrar yaparken yanma, işte kasık bölgesinde ağrı, idrar yaparken zorlanma, birdenbire gelişen bir durum. Sonra o kroniğe yerini bırakabiliyor. Zaman zaman gelen yine benzeri şikayetler, bazen şikâyetin olmadığı dönemler, bazen yine şikâyetin çok arttığı dönemler şeklinde gidebiliyor. Çeşitli tedavi modaliteleri var. Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebiliyor. Genç hasta grubunda olduğu için önce çok önemsemiyorlar fakat daha sonrasında tabii idrar yapmayı zorlaştırdığı için mutlaka doktora başvuruyorlar. Gerekli olması gereken şekilde yönetildiğinde mümkün olduğunca konforlu hale getirilebilecek bir durum" diye konuştu.Prof. Dr. Ozan, "İyi huylu prostat büyümesi daha 50 hatta 60 yaş üzeri gördüğümüz tablolardan biri. Burada yine kişinin ana şikayeti idrar yapmada zorlanma şeklinde oluyor. İdrar yapamadığını dile getiriyor, sık sık idrara çıktığını dile getiriyor. Hatta bu durumdan dolayı bazen idrar yolu enfeksiyonu geçirdiğini bize ifade edebiliyor. Böyle bir durumda öncelikli olarak ilaç tedavisi başlıyoruz. Bu büyümüş olan iyi huylu, büyümüş olan prostatın küçülmesini sağlayacak ilaç tedavilerini başlatıyoruz. İlaç tedavilerimizi biraz kombinasyon tedavisine arttırabiliyoruz, gerekli olması halinde. En son çare olarak da cerrahi yöntemler uyguluyoruz. Bu da kapalı veya açık yöntemler şeklinde prostatın büyüklüğüne, konumuna göre değişebiliyor" şeklinde konuştu.Prostat kanserinin atlanmaması gereken bir olgu olduğunu vurgulayan Ozan, "Çünkü erkeklerde sık görülen belli bir yaş sonrasında sıklığı daha da artan bir kanser türü. Erken evrede tamamıyla kür olabilecek tedavi olabilecek bir hastalık grubu. Bunun için tüm 60 yaş üzeri erkeklerde semptomları çok iyi dinlemesini öneriyoruz. Mutlaka üroloji kontrolünde olmalarını öneriyoruz. 40 yaşından itibaren de genel yıllık taramalara katılmalarını istiyoruz. Yıllık taramalar parmakla makat bölgesinden prostat muayenesinin yapılması ve PSA denen prostata ait prostat kanserinde artabilen bir biyokimyasal parametrenin ölçülmesi şeklinde oluyor. Bunların taramaları sonucunda prostat kanseri çıkması ya da şüphesinin uyanması durumunda ek tetkikler istenebiliyor. Farkındalık olduğu sürece hastanın doktora başvurma sayısı arttığı sürece tanı sayısı da artıyor. Erken tanı sayısının artması da hastalıksız sağ kalımı arttırıyor" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Ozan: "Prostat kanseri erken evrede tamamıyla tedavi olabilecek bir hastalık grubudur"
Prostatta hastalıklarının sık görülmesi nedeniyle farkındalığının yüksek olması gereken hastalıklardan biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tunç Ozan, "Erkeklerde sık görülen belli bir yaş sonrasında sıklığı daha da artan bir kanser türü. Erken evrede tamamıyla kür olabilecek tedavi olabilecek bir hastalık grubudur" dedi.
Fırat Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunç Ozan, toplumda geniş kitlelerde görülen prostat hastalıkları hakkında önemli bilgiler verdi.
Prostat hastalıklarının toplumda geniş kitlelerde görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Tunç Ozan, "Özellikle yaşı 50 üzerinde olan kişilerde sıklıkla rastlanıyor prostat hastalıklarına. İyi huylu ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayırabiliriz. İyi huylu olan iyi huylu prostat büyümesi ve prostat iltihabıdır. Kötü huylu da prostat kanseri. Sık görülmesi nedeniyle farkındalığının yüksek olması gereken hastalıklardan biridir. İyi huylu prostat hastalıkları, daha genç yaş grubunu ilgilendiren prostat iltihabı prostatit dediğimiz akut ya da kronik olma süresine göre değişebiliyor. Akut prostatit daha böyle gürültülü başlayan bir tablo. İdrar yaparken yanma, işte kasık bölgesinde ağrı, idrar yaparken zorlanma, birdenbire gelişen bir durum. Sonra o kroniğe yerini bırakabiliyor. Zaman zaman gelen yine benzeri şikayetler, bazen şikâyetin olmadığı dönemler, bazen yine şikâyetin çok arttığı dönemler şeklinde gidebiliyor. Çeşitli tedavi modaliteleri var. Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebiliyor. Genç hasta grubunda olduğu için önce çok önemsemiyorlar fakat daha sonrasında tabii idrar yapmayı zorlaştırdığı için mutlaka doktora başvuruyorlar. Gerekli olması gereken şekilde yönetildiğinde mümkün olduğunca konforlu hale getirilebilecek bir durum" diye konuştu.
Prof. Dr. Ozan, "İyi huylu prostat büyümesi daha 50 hatta 60 yaş üzeri gördüğümüz tablolardan biri. Burada yine kişinin ana şikayeti idrar yapmada zorlanma şeklinde oluyor. İdrar yapamadığını dile getiriyor, sık sık idrara çıktığını dile getiriyor. Hatta bu durumdan dolayı bazen idrar yolu enfeksiyonu geçirdiğini bize ifade edebiliyor. Böyle bir durumda öncelikli olarak ilaç tedavisi başlıyoruz. Bu büyümüş olan iyi huylu, büyümüş olan prostatın küçülmesini sağlayacak ilaç tedavilerini başlatıyoruz. İlaç tedavilerimizi biraz kombinasyon tedavisine arttırabiliyoruz, gerekli olması halinde. En son çare olarak da cerrahi yöntemler uyguluyoruz. Bu da kapalı veya açık yöntemler şeklinde prostatın büyüklüğüne, konumuna göre değişebiliyor" şeklinde konuştu.
Prostat kanserinin atlanmaması gereken bir olgu olduğunu vurgulayan Ozan, "Çünkü erkeklerde sık görülen belli bir yaş sonrasında sıklığı daha da artan bir kanser türü. Erken evrede tamamıyla kür olabilecek tedavi olabilecek bir hastalık grubu. Bunun için tüm 60 yaş üzeri erkeklerde semptomları çok iyi dinlemesini öneriyoruz. Mutlaka üroloji kontrolünde olmalarını öneriyoruz. 40 yaşından itibaren de genel yıllık taramalara katılmalarını istiyoruz. Yıllık taramalar parmakla makat bölgesinden prostat muayenesinin yapılması ve PSA denen prostata ait prostat kanserinde artabilen bir biyokimyasal parametrenin ölçülmesi şeklinde oluyor. Bunların taramaları sonucunda prostat kanseri çıkması ya da şüphesinin uyanması durumunda ek tetkikler istenebiliyor. Farkındalık olduğu sürece hastanın doktora başvurma sayısı arttığı sürece tanı sayısı da artıyor. Erken tanı sayısının artması da hastalıksız sağ kalımı arttırıyor" ifadelerini kullandı.

Elazığ HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.