Roza, yüzde kalıcı kızarıklığa neden oluyor

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 04.03.2026 - 11:00, Güncelleme: 04.03.2026 - 10:41
 

Roza, yüzde kalıcı kızarıklığa neden oluyor

Roza, yüzde kalıcı kızarıklığa neden oluyor
Memorial Bodrum Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Uzman Dr. Onur Sivaz, roza hastalığının temelinde cilt damarlarının hassaslaşması ve artmış iltihabi yanıtın bulunduğunu belirterek, doğru tanı ve kişisel tedavi planlamasının önemine dikkat çekti. Yüz bölgesinde kalıcı kızarıklık, hassasiyet ve dönemsel alevlenmelerle seyreden roza hastalığı, toplumda gül hastalığı olarak biliniyor. En sık yanaklar, burun, alın ve çenede görülen hastalık; ani yüz kızarmaları, yanma hissi ve zaman zaman sivilce benzeri kabarıklıklarla kendini gösteriyor. Hastalığın ataklar halinde ilerlediğini belirten Uzman Dr. Sivaz, "Bazı dönemlerde şikâyetler hafiflerken bazı dönemlerde belirgin şekilde artabilir. Güneş ışığı, sıcak ortam, stres, alkol ve baharatlı yiyecekler en sık tetikleyiciler arasında yer alıyor" dedi. Roza bulaşıcı değil Roza; cilt damarlarının aşırı duyarlılığı sonucu ortaya çıkan ve özellikle yüzün orta hattını etkileyen kronik bir dermatolojik hastalık olarak tanımlanıyor. Bulaşıcı olmadığı vurgulanan hastalık, tedavi edilmediğinde ilerleyerek cilt hassasiyetini artırabiliyor. Hastalığın her yaş grubunda görülebildiğini ancak daha çok yetişkinlerde ve hassas cilt yapısına sahip bireylerde ortaya çıktığını kaydeden Sivaz, açık tenli kişilerde ve çevresel faktörlerden kolay etkilenen ciltlerde daha sık rastlandığını ifade etti. En sık görülen belirtiler Roza hastalığında en sık görülen belirtiler; yüzde kalıcı kızarıklık, ani kızarma atakları, yanma ve batma hissi, cilt hassasiyeti, sivilce benzeri kabarıklıklar ve yüzeysel damarların belirginleşmesi olarak sıralanıyor. Belirtilerin kişiden kişiye değişebildiği ve dönemsel olarak artıp azalabildiği bildirildi. Tetikleyicilere dikkat Rozanın kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini belirten Uzman Dr. Sivaz, güneş ışığına maruz kalma, sıcak hava, ani ısı değişimleri, stres, alkol tüketimi, baharatlı yiyecekler ve cildi tahriş eden kozmetik ürünlerin hastalığı alevlendirebildiğini kaydetti. Tetikleyicilerden kaçınmanın hastalığın kontrolünde önemli rol oynadığını vurguladı. Tedavi kişiye özel planlanıyor Roza tedavisinin dermatolojik değerlendirme sonrası kişisel olarak planlandığını ifade eden Sivaz, tedavinin temelini doğru cilt bakımının oluşturduğunu belirtti. Nazik ve sabunsuz temizleyicilerin tercih edilmesi, cildin düzenli nemlendirilmesi ve her gün en az SPF 30-50 güneş koruyucu kullanılması gerektiğini aktardı. Medikal tedavide ilk basamakta genellikle topikal ürünlerin tercih edildiğini belirten Sivaz, metronidazol, azelaik asit veya ivermektin içeren kremlerin inflamasyonu azaltarak kızarıklık ve sivilce benzeri lezyonların kontrolüne yardımcı olduğunu kaydetti. Dirençli ya da şiddetli olgularda dermatolog kontrolünde ağızdan tedavilerin uygulanabildiğini ifade etti. Kalıcı kızarıklık ve damar belirginliği olan hastalarda ışık temelli uygulamaların da tedavi seçenekleri arasında yer aldığını belirten Sivaz, BroadBandLight uygulamalarının genişlemiş yüzeysel damarları hedef alarak kızarıklığın azalmasına ve cilt tonunun dengelenmesine katkı sağlayabildiğini sözlerine ekledi. Roza hastalığının tamamen ortadan kalkmasa da doğru cilt bakımı, uygun medikal tedavi ve düzenli dermatolojik takip ile uzun süreli kontrol altına alınabildiği bildirildi. Uzmanlar, kontrolsüz ürün kullanımı ve kulaktan dolma bilgilerle yapılan uygulamaların hastalığı alevlendirebileceği uyarısında bulundu.
Roza, yüzde kalıcı kızarıklığa neden oluyor
Memorial Bodrum Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Uzman Dr. Onur Sivaz, roza hastalığının temelinde cilt damarlarının hassaslaşması ve artmış iltihabi yanıtın bulunduğunu belirterek, doğru tanı ve kişisel tedavi planlamasının önemine dikkat çekti.
Yüz bölgesinde kalıcı kızarıklık, hassasiyet ve dönemsel alevlenmelerle seyreden roza hastalığı, toplumda gül hastalığı olarak biliniyor. En sık yanaklar, burun, alın ve çenede görülen hastalık; ani yüz kızarmaları, yanma hissi ve zaman zaman sivilce benzeri kabarıklıklarla kendini gösteriyor. Hastalığın ataklar halinde ilerlediğini belirten Uzman Dr. Sivaz, "Bazı dönemlerde şikâyetler hafiflerken bazı dönemlerde belirgin şekilde artabilir. Güneş ışığı, sıcak ortam, stres, alkol ve baharatlı yiyecekler en sık tetikleyiciler arasında yer alıyor" dedi.

Roza bulaşıcı değil
Roza; cilt damarlarının aşırı duyarlılığı sonucu ortaya çıkan ve özellikle yüzün orta hattını etkileyen kronik bir dermatolojik hastalık olarak tanımlanıyor. Bulaşıcı olmadığı vurgulanan hastalık, tedavi edilmediğinde ilerleyerek cilt hassasiyetini artırabiliyor. Hastalığın her yaş grubunda görülebildiğini ancak daha çok yetişkinlerde ve hassas cilt yapısına sahip bireylerde ortaya çıktığını kaydeden Sivaz, açık tenli kişilerde ve çevresel faktörlerden kolay etkilenen ciltlerde daha sık rastlandığını ifade etti.

En sık görülen belirtiler
Roza hastalığında en sık görülen belirtiler; yüzde kalıcı kızarıklık, ani kızarma atakları, yanma ve batma hissi, cilt hassasiyeti, sivilce benzeri kabarıklıklar ve yüzeysel damarların belirginleşmesi olarak sıralanıyor. Belirtilerin kişiden kişiye değişebildiği ve dönemsel olarak artıp azalabildiği bildirildi.

Tetikleyicilere dikkat
Rozanın kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini belirten Uzman Dr. Sivaz, güneş ışığına maruz kalma, sıcak hava, ani ısı değişimleri, stres, alkol tüketimi, baharatlı yiyecekler ve cildi tahriş eden kozmetik ürünlerin hastalığı alevlendirebildiğini kaydetti. Tetikleyicilerden kaçınmanın hastalığın kontrolünde önemli rol oynadığını vurguladı.

Tedavi kişiye özel planlanıyor
Roza tedavisinin dermatolojik değerlendirme sonrası kişisel olarak planlandığını ifade eden Sivaz, tedavinin temelini doğru cilt bakımının oluşturduğunu belirtti. Nazik ve sabunsuz temizleyicilerin tercih edilmesi, cildin düzenli nemlendirilmesi ve her gün en az SPF 30-50 güneş koruyucu kullanılması gerektiğini aktardı.
Medikal tedavide ilk basamakta genellikle topikal ürünlerin tercih edildiğini belirten Sivaz, metronidazol, azelaik asit veya ivermektin içeren kremlerin inflamasyonu azaltarak kızarıklık ve sivilce benzeri lezyonların kontrolüne yardımcı olduğunu kaydetti. Dirençli ya da şiddetli olgularda dermatolog kontrolünde ağızdan tedavilerin uygulanabildiğini ifade etti.
Kalıcı kızarıklık ve damar belirginliği olan hastalarda ışık temelli uygulamaların da tedavi seçenekleri arasında yer aldığını belirten Sivaz, BroadBandLight uygulamalarının genişlemiş yüzeysel damarları hedef alarak kızarıklığın azalmasına ve cilt tonunun dengelenmesine katkı sağlayabildiğini sözlerine ekledi.
Roza hastalığının tamamen ortadan kalkmasa da doğru cilt bakımı, uygun medikal tedavi ve düzenli dermatolojik takip ile uzun süreli kontrol altına alınabildiği bildirildi. Uzmanlar, kontrolsüz ürün kullanımı ve kulaktan dolma bilgilerle yapılan uygulamaların hastalığı alevlendirebileceği uyarısında bulundu.

Muğla HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.