’Seven fark eder’ vurgusuyla, meme kanserinde erken tanıya dikkat çekildi
SAĞLIK
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
07.10.2026 - 10:00, Güncelleme:
07.10.2026 - 09:53
’Seven fark eder’ vurgusuyla, meme kanserinde erken tanıya dikkat çekildi
’Seven fark eder’ vurgusuyla, meme kanserinde erken tanıya dikkat çekildi
İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi tarafından meme kanseri farkındalık ayı kapsamında düzenlenen ‘kendiniz için fark edin, sevdikleriniz için hatırlatın’ başlıklı söyleşi düzenlendi. Söyleşide ‘seven fark eder’ vurgusuyla kadınlara erken tanı ve farkındalık çağrısı yapıldı.Acıbadem Kent Hastanesi tarafından ‘kendiniz için fark edin, sevdikleriniz için hatırlatın’ başlıklı söyleşi düzenlendi. Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında düzenlenen söyleşide, meme kanserinde erken tanının önemi, kişiye özel tedavi seçenekleri, meme koruyucu cerrahi ve tarama yöntemlerine ilişkin doğru bilinen yanlışlar ele alındı. Gazeteci Ayşe Arman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye Acıbadem Kent Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Atahan, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut ile Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkan Yardımcısı Feyza Öztürk konuşmacı olarak katıldı.Meme kanseri farkındalık ayı boyunca hem Türkiye’de hem de dünyada düzenlenen etkinliklerle toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiğini belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, "Bu buluşmanın temel amacı da topluma bu hayati bilinci kazandırabilmektir. Bilimsel verilere göre meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her sekiz kadından birinde bu hastalığa rastlanmakta olup, kadınlarda bu sıklıkta görülen başka bir kanser türü bulunmamaktadır. Ancak günümüzde mamografi gibi oldukça etkili tarama yöntemleri mevcuttur. Tanı sürecinde mamografinin yanı sıra meme ultrasonu ve meme MR’ı gibi yardımcı görüntüleme teknolojilerinden de faydalanılmaktadır" diye konuştu."Erken tanı hayat kurtarır"Uzmanların, ortalama risk grubundaki her kadının 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi taraması yaptırmasını önemle tavsiye ettiklerini vurgulayan Prof. Dr. Bulut, şunları söyledi:"Mamografi sayesinde meme kanseri çok erken evrelerde teşhis edilebilmekte ve "erken tanı hayat kurtarır" ilkesi tam anlamıyla karşılık bulmaktadır. Hastalığın erken evrede teşhis edilmesi, meme kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 ila yüzde 40 oranında azalma sağlamaktadır. Belirtilen bu tarama takvimi ortalama risk grubundaki kadınlar için geçerlidir. Ailede meme kanseri öyküsü bulunması veya genetik testlerin pozitif çıkması gibi faktörler, bireyi yüksek risk grubuna dahil edebilir. Yüksek risk taşıyan vakalarda taramalara çok daha erken yaşlarda başlanmakta ve sürece ek görüntüleme yöntemleri dahil edilmektedir. Bireylerin kendi risk durumlarını öğrenmek ve kendilerine en uygun tarama programıyla takip edilmek için mutlaka bir meme radyoloğuna veya uzman hekime başvurmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı."Çok başarılı tedavi edilen bir kanser türü"Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut ise "Meme kanseri, dünyada en sık görülen kanser türüdür. Dünyada yılda yaklaşık 2 milyon, ülkemizde ise senede 25 bin vaka görülmektedir. Kanserin tarihçesi aslında meme kanseriyle başlar. Tarihi anlamda tanımlanan ilk tümör tipi meme kanseridir. Meme kanseri tek bir hastalık değildir; birden fazla hastalık modeliyle karşımıza çıkar. Dolayısıyla sık görülen bir kanserdir. Tarihi evrimi, tedavi başarısı, tanı yöntemleri, tarama programları ve korunma yöntemleriyle belki de en çok yol katedilen, en büyük devrimlerin yapıldığı ve hangi evrede yakalanırsa yakalansın çok başarılı şekilde tedavi edilen bir kanser türüdür. Doğru yaşayalım, tarama programlarına uyalım. Geç kalmaktan da korkmayalım. Meme kanseri, hangi evrede olursa olsun çok başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir" cümlelerini aktardı."Erken teşhis çok önemli"Tedavi sürecini anlatan onkoloji hastası Fatma Eyüboğlu Bozkurt da "Geçen sene temmuz ayında ilk teşhisimi aldım. Yaklaşık bir aylık süre, ‘Nerede ve nasıl bir tedavi almalıyım?’ şeklindeki araştırmalarla geçti. 19 Ağustos’ta ilk kemoterapimi alarak tedavime başladım. 16 kür kemoterapi aldım. Sonrasında tümörüm çok ciddi ölçüde küçüldü ve ameliyat olabileceğim boyutlara geldi. Ameliyat sürecimden sonra 30 gün boyunca radyoterapi aldım. Halihazırda akıllı ilaç tedavim devam ediyor, artık onun da neredeyse sonuna geldim. Yani tünelin ucundaki ışığı gördüm diyebilirim. Erken teşhis çok önemli. Ben biraz gecikmiştim. Ailemde hiç meme kanseri öyküsü yoktu, o nedenle bende olabileceğini hiç düşünmedim. Elime bir kitle gelmiş olmasına rağmen süreci biraz geciktirdim. Ancak kitle her seferinde ısrarla elime gelmeye devam edince doktor muayenesine gittim. En ufak bir şüphe duyduklarında hiç geciktirmeden hekime başvursunlar. Ellerine bir kitle gelmesini dahi beklemesinler; çünkü pek çok vakada mutlaka ele gelen bir kitle olması gerekmiyor" diye vurguladı.Bir başka meme kanseri hastası Göknil Pınar ise şu cümlelere yer verdi:"2022 yılından beri göğsümde ufak tefek kistler vardı ve bunları takip ettiriyordum. Tetkikler yapıldı ve birkaç gün sonra kanser olduğumu öğrendim ama moralimi hiç bozmadım. Hemen ameliyat olmam gerekiyordu ve ameliyatımı oldum. Ameliyatımın üzerinden 2 ay geçti. Çarşamba günü tedavimin ikinci bölümü başlayacak ve ben hazırım. Mamografi adında çok özel ve çok kıymetli bir tanı yöntemi var. Her kanser türünün kendine özel böyle bir tanı yöntemi bulunmuyor. Bazen insanlar ‘çok can yakan bir işlem’ gibi şeyler söylüyorlar ama kesinlikle öyle değil. Her yıl mutlaka mamografi çektirmemiz gerekiyor."
’Seven fark eder’ vurgusuyla, meme kanserinde erken tanıya dikkat çekildi
İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi tarafından meme kanseri farkındalık ayı kapsamında düzenlenen ‘kendiniz için fark edin, sevdikleriniz için hatırlatın’ başlıklı söyleşi düzenlendi. Söyleşide ‘seven fark eder’ vurgusuyla kadınlara erken tanı ve farkındalık çağrısı yapıldı.
Acıbadem Kent Hastanesi tarafından ‘kendiniz için fark edin, sevdikleriniz için hatırlatın’ başlıklı söyleşi düzenlendi. Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında düzenlenen söyleşide, meme kanserinde erken tanının önemi, kişiye özel tedavi seçenekleri, meme koruyucu cerrahi ve tarama yöntemlerine ilişkin doğru bilinen yanlışlar ele alındı. Gazeteci Ayşe Arman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye Acıbadem Kent Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Atahan, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut ile Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkan Yardımcısı Feyza Öztürk konuşmacı olarak katıldı.
Meme kanseri farkındalık ayı boyunca hem Türkiye’de hem de dünyada düzenlenen etkinliklerle toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiğini belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, "Bu buluşmanın temel amacı da topluma bu hayati bilinci kazandırabilmektir. Bilimsel verilere göre meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her sekiz kadından birinde bu hastalığa rastlanmakta olup, kadınlarda bu sıklıkta görülen başka bir kanser türü bulunmamaktadır. Ancak günümüzde mamografi gibi oldukça etkili tarama yöntemleri mevcuttur. Tanı sürecinde mamografinin yanı sıra meme ultrasonu ve meme MR’ı gibi yardımcı görüntüleme teknolojilerinden de faydalanılmaktadır" diye konuştu.
"Erken tanı hayat kurtarır"
Uzmanların, ortalama risk grubundaki her kadının 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi taraması yaptırmasını önemle tavsiye ettiklerini vurgulayan Prof. Dr. Bulut, şunları söyledi:
"Mamografi sayesinde meme kanseri çok erken evrelerde teşhis edilebilmekte ve "erken tanı hayat kurtarır" ilkesi tam anlamıyla karşılık bulmaktadır. Hastalığın erken evrede teşhis edilmesi, meme kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 ila yüzde 40 oranında azalma sağlamaktadır. Belirtilen bu tarama takvimi ortalama risk grubundaki kadınlar için geçerlidir. Ailede meme kanseri öyküsü bulunması veya genetik testlerin pozitif çıkması gibi faktörler, bireyi yüksek risk grubuna dahil edebilir. Yüksek risk taşıyan vakalarda taramalara çok daha erken yaşlarda başlanmakta ve sürece ek görüntüleme yöntemleri dahil edilmektedir. Bireylerin kendi risk durumlarını öğrenmek ve kendilerine en uygun tarama programıyla takip edilmek için mutlaka bir meme radyoloğuna veya uzman hekime başvurmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
"Çok başarılı tedavi edilen bir kanser türü"
Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut ise "Meme kanseri, dünyada en sık görülen kanser türüdür. Dünyada yılda yaklaşık 2 milyon, ülkemizde ise senede 25 bin vaka görülmektedir. Kanserin tarihçesi aslında meme kanseriyle başlar. Tarihi anlamda tanımlanan ilk tümör tipi meme kanseridir. Meme kanseri tek bir hastalık değildir; birden fazla hastalık modeliyle karşımıza çıkar. Dolayısıyla sık görülen bir kanserdir. Tarihi evrimi, tedavi başarısı, tanı yöntemleri, tarama programları ve korunma yöntemleriyle belki de en çok yol katedilen, en büyük devrimlerin yapıldığı ve hangi evrede yakalanırsa yakalansın çok başarılı şekilde tedavi edilen bir kanser türüdür. Doğru yaşayalım, tarama programlarına uyalım. Geç kalmaktan da korkmayalım. Meme kanseri, hangi evrede olursa olsun çok başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir" cümlelerini aktardı.
"Erken teşhis çok önemli"
Tedavi sürecini anlatan onkoloji hastası Fatma Eyüboğlu Bozkurt da "Geçen sene temmuz ayında ilk teşhisimi aldım. Yaklaşık bir aylık süre, ‘Nerede ve nasıl bir tedavi almalıyım?’ şeklindeki araştırmalarla geçti. 19 Ağustos’ta ilk kemoterapimi alarak tedavime başladım. 16 kür kemoterapi aldım. Sonrasında tümörüm çok ciddi ölçüde küçüldü ve ameliyat olabileceğim boyutlara geldi. Ameliyat sürecimden sonra 30 gün boyunca radyoterapi aldım. Halihazırda akıllı ilaç tedavim devam ediyor, artık onun da neredeyse sonuna geldim. Yani tünelin ucundaki ışığı gördüm diyebilirim. Erken teşhis çok önemli. Ben biraz gecikmiştim. Ailemde hiç meme kanseri öyküsü yoktu, o nedenle bende olabileceğini hiç düşünmedim. Elime bir kitle gelmiş olmasına rağmen süreci biraz geciktirdim. Ancak kitle her seferinde ısrarla elime gelmeye devam edince doktor muayenesine gittim. En ufak bir şüphe duyduklarında hiç geciktirmeden hekime başvursunlar. Ellerine bir kitle gelmesini dahi beklemesinler; çünkü pek çok vakada mutlaka ele gelen bir kitle olması gerekmiyor" diye vurguladı.
Bir başka meme kanseri hastası Göknil Pınar ise şu cümlelere yer verdi:
"2022 yılından beri göğsümde ufak tefek kistler vardı ve bunları takip ettiriyordum. Tetkikler yapıldı ve birkaç gün sonra kanser olduğumu öğrendim ama moralimi hiç bozmadım. Hemen ameliyat olmam gerekiyordu ve ameliyatımı oldum. Ameliyatımın üzerinden 2 ay geçti. Çarşamba günü tedavimin ikinci bölümü başlayacak ve ben hazırım. Mamografi adında çok özel ve çok kıymetli bir tanı yöntemi var. Her kanser türünün kendine özel böyle bir tanı yöntemi bulunmuyor. Bazen insanlar ‘çok can yakan bir işlem’ gibi şeyler söylüyorlar ama kesinlikle öyle değil. Her yıl mutlaka mamografi çektirmemiz gerekiyor."
Acıbadem Kent Hastanesi tarafından ‘kendiniz için fark edin, sevdikleriniz için hatırlatın’ başlıklı söyleşi düzenlendi. Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında düzenlenen söyleşide, meme kanserinde erken tanının önemi, kişiye özel tedavi seçenekleri, meme koruyucu cerrahi ve tarama yöntemlerine ilişkin doğru bilinen yanlışlar ele alındı. Gazeteci Ayşe Arman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye Acıbadem Kent Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Atahan, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut ile Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkan Yardımcısı Feyza Öztürk konuşmacı olarak katıldı.
Meme kanseri farkındalık ayı boyunca hem Türkiye’de hem de dünyada düzenlenen etkinliklerle toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiğini belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Merve Gürsoy Bulut, "Bu buluşmanın temel amacı da topluma bu hayati bilinci kazandırabilmektir. Bilimsel verilere göre meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her sekiz kadından birinde bu hastalığa rastlanmakta olup, kadınlarda bu sıklıkta görülen başka bir kanser türü bulunmamaktadır. Ancak günümüzde mamografi gibi oldukça etkili tarama yöntemleri mevcuttur. Tanı sürecinde mamografinin yanı sıra meme ultrasonu ve meme MR’ı gibi yardımcı görüntüleme teknolojilerinden de faydalanılmaktadır" diye konuştu.
"Erken tanı hayat kurtarır"
Uzmanların, ortalama risk grubundaki her kadının 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi taraması yaptırmasını önemle tavsiye ettiklerini vurgulayan Prof. Dr. Bulut, şunları söyledi:
"Mamografi sayesinde meme kanseri çok erken evrelerde teşhis edilebilmekte ve "erken tanı hayat kurtarır" ilkesi tam anlamıyla karşılık bulmaktadır. Hastalığın erken evrede teşhis edilmesi, meme kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 ila yüzde 40 oranında azalma sağlamaktadır. Belirtilen bu tarama takvimi ortalama risk grubundaki kadınlar için geçerlidir. Ailede meme kanseri öyküsü bulunması veya genetik testlerin pozitif çıkması gibi faktörler, bireyi yüksek risk grubuna dahil edebilir. Yüksek risk taşıyan vakalarda taramalara çok daha erken yaşlarda başlanmakta ve sürece ek görüntüleme yöntemleri dahil edilmektedir. Bireylerin kendi risk durumlarını öğrenmek ve kendilerine en uygun tarama programıyla takip edilmek için mutlaka bir meme radyoloğuna veya uzman hekime başvurmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
"Çok başarılı tedavi edilen bir kanser türü"
Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut ise "Meme kanseri, dünyada en sık görülen kanser türüdür. Dünyada yılda yaklaşık 2 milyon, ülkemizde ise senede 25 bin vaka görülmektedir. Kanserin tarihçesi aslında meme kanseriyle başlar. Tarihi anlamda tanımlanan ilk tümör tipi meme kanseridir. Meme kanseri tek bir hastalık değildir; birden fazla hastalık modeliyle karşımıza çıkar. Dolayısıyla sık görülen bir kanserdir. Tarihi evrimi, tedavi başarısı, tanı yöntemleri, tarama programları ve korunma yöntemleriyle belki de en çok yol katedilen, en büyük devrimlerin yapıldığı ve hangi evrede yakalanırsa yakalansın çok başarılı şekilde tedavi edilen bir kanser türüdür. Doğru yaşayalım, tarama programlarına uyalım. Geç kalmaktan da korkmayalım. Meme kanseri, hangi evrede olursa olsun çok başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir" cümlelerini aktardı.
"Erken teşhis çok önemli"
Tedavi sürecini anlatan onkoloji hastası Fatma Eyüboğlu Bozkurt da "Geçen sene temmuz ayında ilk teşhisimi aldım. Yaklaşık bir aylık süre, ‘Nerede ve nasıl bir tedavi almalıyım?’ şeklindeki araştırmalarla geçti. 19 Ağustos’ta ilk kemoterapimi alarak tedavime başladım. 16 kür kemoterapi aldım. Sonrasında tümörüm çok ciddi ölçüde küçüldü ve ameliyat olabileceğim boyutlara geldi. Ameliyat sürecimden sonra 30 gün boyunca radyoterapi aldım. Halihazırda akıllı ilaç tedavim devam ediyor, artık onun da neredeyse sonuna geldim. Yani tünelin ucundaki ışığı gördüm diyebilirim. Erken teşhis çok önemli. Ben biraz gecikmiştim. Ailemde hiç meme kanseri öyküsü yoktu, o nedenle bende olabileceğini hiç düşünmedim. Elime bir kitle gelmiş olmasına rağmen süreci biraz geciktirdim. Ancak kitle her seferinde ısrarla elime gelmeye devam edince doktor muayenesine gittim. En ufak bir şüphe duyduklarında hiç geciktirmeden hekime başvursunlar. Ellerine bir kitle gelmesini dahi beklemesinler; çünkü pek çok vakada mutlaka ele gelen bir kitle olması gerekmiyor" diye vurguladı.
Bir başka meme kanseri hastası Göknil Pınar ise şu cümlelere yer verdi:
"2022 yılından beri göğsümde ufak tefek kistler vardı ve bunları takip ettiriyordum. Tetkikler yapıldı ve birkaç gün sonra kanser olduğumu öğrendim ama moralimi hiç bozmadım. Hemen ameliyat olmam gerekiyordu ve ameliyatımı oldum. Ameliyatımın üzerinden 2 ay geçti. Çarşamba günü tedavimin ikinci bölümü başlayacak ve ben hazırım. Mamografi adında çok özel ve çok kıymetli bir tanı yöntemi var. Her kanser türünün kendine özel böyle bir tanı yöntemi bulunmuyor. Bazen insanlar ‘çok can yakan bir işlem’ gibi şeyler söylüyorlar ama kesinlikle öyle değil. Her yıl mutlaka mamografi çektirmemiz gerekiyor."
İzmir HABERİ
www.ehaber.tv.tr
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

