Unutkanlığınızı ‘yaşlılıktandır’ diyerek göz ardı etmeyin

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 24.09.2026 - 09:31, Güncelleme: 24.09.2026 - 09:02
 

Unutkanlığınızı ‘yaşlılıktandır’ diyerek göz ardı etmeyin

Unutkanlığınızı ‘yaşlılıktandır’ diyerek göz ardı etmeyin
Yaş ilerledikçe zaman zaman bir ismi hatırlayamamak veya bir randevuyu unutmak normal kabul edilebilirken, giderek artan ve günlük yaşamı etkileyen unutkanlıkların dikkate alınması gerekiyor. Her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini belirten Memorial Göztepe Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan, uyku bozuklukları, depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları ve bazı ilaçların da unutkanlığa neden olabileceğini belirterek, "Unutkanlık giderek artıyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa ‘yaşlılıktandır’ denilerek geçiştirilmemeli" dedi. Demansın, beyin hücrelerinin zarar görmesi sonucunda düşünme, hatırlama, dikkat ve konuşma gibi zihinsel işlevlerin günlük yaşamı etkileyecek düzeyde kaybedilmesini ifade eden bir sendrom olduğunu belirten Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan, demansın tek bir hastalık olmadığını söyledi. Demansın farklı nedenleri bulunduğunu kaydeden İnan, en sık görülen nedenin ise Alzheimer hastalığı olduğunu ifade etti. "Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmez" Yaş ilerledikçe hafızanın eskisi kadar hızlı çalışmayabileceğini belirten Doç. Dr. İnan, zaman zaman bir ismi hatırlayamamak veya bir randevuyu unutmanın tek başına Alzheimer ya da demans anlamına gelmediğini söyledi. İnan, "Burada önemli olan unutkanlığın ne sıklıkta yaşandığı ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğidir" dedi. Giderek artan unutkanlıkların bazı durumlarda önemli bir uyarı işareti olabileceğini ifade eden İnan, "Aynı hikâyeyi kısa aralıklarla tekrar anlatmak, yakın zamanda yaşanan olayları tamamen unutmak, para hesabında veya ilaç kullanımında sık sık hata yapmak ya da daha önce iyi bilinen bir yerde yolu karıştırmak önemsenmesi gereken belirtiler arasında yer alabilir" diye konuştu. Demansın yalnızca hafızayı etkilemediğini de belirten İnan, kelime bulma, planlama ve yön bulma güçlüğünün yanı sıra bazı durumlarda kişilik özelliklerinde değişikliklerin görülebileceğini söyledi. "Unutkanlığın altında farklı nedenler olabilir" Unutkanlığın her zaman demans kaynaklı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. İnan, uyku bozuklukları, depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları ve bazı ilaçların da bilişsel işlevler üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini kaydetti. İnan, bu nedenle giderek artan unutkanlıkların nörolojik açıdan değerlendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti. "Demans riskinin bir bölümü değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili" Yaş ve genetik yatkınlığın demans açısından önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu belirten İnan, yaşam boyunca kontrol edilebilen bazı faktörlere dikkat edilmesinin de önem taşıdığını söyledi. İnan, düşük eğitim düzeyi, işitme ve görme kaybı, yüksek LDL-kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite, depresyon, sosyal izolasyon, travmatik beyin hasarı, fiziksel hareketsizlik, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve hava kirliliğinin demans riskiyle ilişkili değiştirilebilir faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Beyin sağlığının korunmasında damar sağlığının da önemli olduğunu belirten İnan, özellikle tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrolünün yanı sıra düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve sosyal olarak aktif kalmanın önemine dikkat çekti. "Bulmaca ve hafıza oyunları tek başına yeterli değil" Beyin sağlığını korumak için yalnızca bulmaca veya hafıza oyunlarına odaklanılmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. İnan, "Fiziksel hareket, yeni şeyler öğrenme, sosyal ilişkiler ve damar sağlığının birlikte korunması önemlidir" dedi. Yaşa göre farklı risk faktörlerine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden İnan, 40’lı yaşlardan itibaren tansiyon ve kolesterol takibinin yapılması, düzenli egzersiz ve işitme kaybının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. İnan, ilerleyen yaşlarda ise diyabet ve obezite kontrolü, sağlıklı beslenme, sosyal ve zihinsel olarak aktif kalmanın önem taşıdığını kaydetti. "Erken tanı, tedavi edilebilir nedenlerin ortaya çıkarılmasını sağlayabilir" Demansla ilgili en yaygın yanlış düşüncelerden birinin "tedavisi yoksa erken tanının ne faydası var?" yaklaşımı olduğunu belirten Doç. Dr. İnan, erken tanının önemli avantajları bulunduğunu söyledi. İnan, "Erken tanı, tedavi edilebilir başka nedenlerin araştırılmasını ve uygun tedavilerin zamanında başlanmasını sağlayabilir. Ayrıca hastalığın seyri hakkında bilgi edinilmesi, kişinin ve ailesinin geleceğe yönelik planlama yapmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. "Yeni nesil ilaçlar her hasta için uygun değil" Alzheimer hastalığının erken evresindeki bazı uygun hastalarda, beyinde biriken beta-amiloid proteinini hedefleyen yeni nesil ilaçların bilişsel gerileme hızını yavaşlatabildiğini belirten İnan, söz konusu tedavilerin her Alzheimer hastası için uygun olmadığını söyledi. Tedavi öncesinde biyobelirteçlerle hastalığın doğrulanması ve hastanın tedaviye uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden İnan, tedavi sürecinde yakın takip ve düzenli beyin MR’larının gerekebileceğini kaydetti. "Demans hastasına kısa ve sakin cevaplar verilmeli" Demans hastalarının yakınlarının yaklaşımının da hastalık sürecinde önemli olduğunu belirten Doç. Dr. İnan, aynı sorunun tekrar tekrar sorulması halinde hastayla tartışmak yerine kısa ve sakin yanıt verilmesini önerdi. Ani öfke veya huzursuzluk geliştiğinde öncelikle ağrı, açlık veya enfeksiyon gibi tıbbi nedenlerin araştırılması gerektiğini belirten İnan, ev ortamının sade ve güvenli hale getirilmesinin, günlük rutinin korunmasının ve hastanın yapabildiği işlerde mümkün olduğunca bağımsız bırakılmasının önem taşıdığını söyledi. Yolunu kaybetme, trafik kurallarını karıştırma veya finansal işlemlerde belirgin hatalar görülmesi halinde araç kullanımı ile finansal ve hukuki planlamanın yeniden değerlendirilmesi gerekebileceğini belirten İnan, bakım verenlerin de kendi dinlenme ve sosyal yaşam ihtiyaçlarını ihmal etmemesi gerektiğini ifade etti.
Unutkanlığınızı ‘yaşlılıktandır’ diyerek göz ardı etmeyin
Yaş ilerledikçe zaman zaman bir ismi hatırlayamamak veya bir randevuyu unutmak normal kabul edilebilirken, giderek artan ve günlük yaşamı etkileyen unutkanlıkların dikkate alınması gerekiyor. Her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini belirten Memorial Göztepe Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan, uyku bozuklukları, depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları ve bazı ilaçların da unutkanlığa neden olabileceğini belirterek, "Unutkanlık giderek artıyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa ‘yaşlılıktandır’ denilerek geçiştirilmemeli" dedi.
Demansın, beyin hücrelerinin zarar görmesi sonucunda düşünme, hatırlama, dikkat ve konuşma gibi zihinsel işlevlerin günlük yaşamı etkileyecek düzeyde kaybedilmesini ifade eden bir sendrom olduğunu belirten Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan, demansın tek bir hastalık olmadığını söyledi. Demansın farklı nedenleri bulunduğunu kaydeden İnan, en sık görülen nedenin ise Alzheimer hastalığı olduğunu ifade etti.
"Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmez"
Yaş ilerledikçe hafızanın eskisi kadar hızlı çalışmayabileceğini belirten Doç. Dr. İnan, zaman zaman bir ismi hatırlayamamak veya bir randevuyu unutmanın tek başına Alzheimer ya da demans anlamına gelmediğini söyledi. İnan, "Burada önemli olan unutkanlığın ne sıklıkta yaşandığı ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğidir" dedi.
Giderek artan unutkanlıkların bazı durumlarda önemli bir uyarı işareti olabileceğini ifade eden İnan, "Aynı hikâyeyi kısa aralıklarla tekrar anlatmak, yakın zamanda yaşanan olayları tamamen unutmak, para hesabında veya ilaç kullanımında sık sık hata yapmak ya da daha önce iyi bilinen bir yerde yolu karıştırmak önemsenmesi gereken belirtiler arasında yer alabilir" diye konuştu.
Demansın yalnızca hafızayı etkilemediğini de belirten İnan, kelime bulma, planlama ve yön bulma güçlüğünün yanı sıra bazı durumlarda kişilik özelliklerinde değişikliklerin görülebileceğini söyledi.

"Unutkanlığın altında farklı nedenler olabilir"
Unutkanlığın her zaman demans kaynaklı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. İnan, uyku bozuklukları, depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları ve bazı ilaçların da bilişsel işlevler üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini kaydetti. İnan, bu nedenle giderek artan unutkanlıkların nörolojik açıdan değerlendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

"Demans riskinin bir bölümü değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili"
Yaş ve genetik yatkınlığın demans açısından önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu belirten İnan, yaşam boyunca kontrol edilebilen bazı faktörlere dikkat edilmesinin de önem taşıdığını söyledi. İnan, düşük eğitim düzeyi, işitme ve görme kaybı, yüksek LDL-kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite, depresyon, sosyal izolasyon, travmatik beyin hasarı, fiziksel hareketsizlik, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve hava kirliliğinin demans riskiyle ilişkili değiştirilebilir faktörler arasında yer aldığını ifade etti.
Beyin sağlığının korunmasında damar sağlığının da önemli olduğunu belirten İnan, özellikle tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrolünün yanı sıra düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve sosyal olarak aktif kalmanın önemine dikkat çekti.

"Bulmaca ve hafıza oyunları tek başına yeterli değil"
Beyin sağlığını korumak için yalnızca bulmaca veya hafıza oyunlarına odaklanılmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. İnan, "Fiziksel hareket, yeni şeyler öğrenme, sosyal ilişkiler ve damar sağlığının birlikte korunması önemlidir" dedi.
Yaşa göre farklı risk faktörlerine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden İnan, 40’lı yaşlardan itibaren tansiyon ve kolesterol takibinin yapılması, düzenli egzersiz ve işitme kaybının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. İnan, ilerleyen yaşlarda ise diyabet ve obezite kontrolü, sağlıklı beslenme, sosyal ve zihinsel olarak aktif kalmanın önem taşıdığını kaydetti.

"Erken tanı, tedavi edilebilir nedenlerin ortaya çıkarılmasını sağlayabilir"
Demansla ilgili en yaygın yanlış düşüncelerden birinin "tedavisi yoksa erken tanının ne faydası var?" yaklaşımı olduğunu belirten Doç. Dr. İnan, erken tanının önemli avantajları bulunduğunu söyledi.
İnan, "Erken tanı, tedavi edilebilir başka nedenlerin araştırılmasını ve uygun tedavilerin zamanında başlanmasını sağlayabilir. Ayrıca hastalığın seyri hakkında bilgi edinilmesi, kişinin ve ailesinin geleceğe yönelik planlama yapmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.

"Yeni nesil ilaçlar her hasta için uygun değil"
Alzheimer hastalığının erken evresindeki bazı uygun hastalarda, beyinde biriken beta-amiloid proteinini hedefleyen yeni nesil ilaçların bilişsel gerileme hızını yavaşlatabildiğini belirten İnan, söz konusu tedavilerin her Alzheimer hastası için uygun olmadığını söyledi.
Tedavi öncesinde biyobelirteçlerle hastalığın doğrulanması ve hastanın tedaviye uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden İnan, tedavi sürecinde yakın takip ve düzenli beyin MR’larının gerekebileceğini kaydetti.

"Demans hastasına kısa ve sakin cevaplar verilmeli"
Demans hastalarının yakınlarının yaklaşımının da hastalık sürecinde önemli olduğunu belirten Doç. Dr. İnan, aynı sorunun tekrar tekrar sorulması halinde hastayla tartışmak yerine kısa ve sakin yanıt verilmesini önerdi.
Ani öfke veya huzursuzluk geliştiğinde öncelikle ağrı, açlık veya enfeksiyon gibi tıbbi nedenlerin araştırılması gerektiğini belirten İnan, ev ortamının sade ve güvenli hale getirilmesinin, günlük rutinin korunmasının ve hastanın yapabildiği işlerde mümkün olduğunca bağımsız bırakılmasının önem taşıdığını söyledi.
Yolunu kaybetme, trafik kurallarını karıştırma veya finansal işlemlerde belirgin hatalar görülmesi halinde araç kullanımı ile finansal ve hukuki planlamanın yeniden değerlendirilmesi gerekebileceğini belirten İnan, bakım verenlerin de kendi dinlenme ve sosyal yaşam ihtiyaçlarını ihmal etmemesi gerektiğini ifade etti.

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.