Uzmanı ’opak madde alerjisi’ni anlattı

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 30.06.2026 - 13:31, Güncelleme: 30.06.2026 - 12:59
 

Uzmanı ’opak madde alerjisi’ni anlattı

Uzmanı ’opak madde alerjisi’ni anlattı
Özel Ümit Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Akyüz, tomografi, anjiyografi ve bazı görüntüleme yöntemlerinde kullanılan kontrast (opak) maddelere karşı gelişebilen alerjik reaksiyonlar hakkında bilgi verdi. Opak madde alerjisi bulunan hastalarda işlem öncesinde özel bir hazırlık süreci uygulandığını belirten Akyüz, hem sanal hem de klasik anjiyografide kontrast maddenin damarların görüntülenmesi için vazgeçilmez olduğunu söyledi."Damarların ve kalp damarlarının görüntülenebilmesi için kontrast madde kullanmamız gerekiyor. Hem sanal anjiyografide hem de klasik anjiyografide temel prensip aynı. Kontrast madde damarların içini görünür hale getirerek bize tanı koyma imkânı sağlıyor" diyen Akyüz, bazı hastalarda bu maddelere karşı alerjik reaksiyon gelişebildiğini ifade etti. Daha önce kontrast maddeye bağlı alerji öyküsü bulunan hastalarda işlem öncesinde gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayan Akyüz, "Bu tür hastalarımızda alerjik reaksiyon riskini azaltmak amacıyla işlem öncesinde koruyucu ilaç tedavileri uyguluyoruz. İşlem sırasında ve sonrasında da hastalarımızı daha yakından takip ediyoruz. Böylece işlemleri güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz" dedi.Klasik anjiyografi hâlâ en güvenilir yöntemSanal ve klasik anjiyografi arasındaki önemli farklardan birinin kullanılan kontrast madde miktarı olduğunu belirten Akyüz, "Klasik anjiyografide kontrast maddeyi doğrudan kalbi besleyen damarlara veriyoruz. Bu nedenle daha az miktarda kontrast madde kullanıyoruz. Sanal anjiyografide ise görüntü elde edebilmek için daha geniş bir damar sisteminin boyanması gerekiyor. Dolayısıyla kullanılan kontrast madde miktarı daha fazla olabiliyor" diye konuştu.Klasik anjiyografinin günümüzde hâlâ en güvenilir yöntem olarak kabul edildiğini ifade eden Akyüz, şunları söyledi:"Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal anjiyografi önemli bir tanı yöntemi haline geldi. Ancak kanıtsal değeri ve tanısal gücü açısından klasik anjiyografi hâlâ altın standart olarak kabul ediliyor. Gerektiğinde damarı doğrudan görmemize ve aynı seansta müdahale etmemize olanak sağlaması nedeniyle klasik anjiyografi birçok durumda tercih edilen yöntem olmayı sürdürüyor."Daha önce opak maddeye karşı alerjik reaksiyon yaşamış kişilerin bunu mutlaka hekimlerine bildirmeleri gerektiğini hatırlatan Akyüz, doğru planlama ve uygun önlemlerle hem tomografi hem de anjiyografi işlemlerinin güvenli şekilde yapılabildiğini sözlerine ekledi.
Uzmanı ’opak madde alerjisi’ni anlattı
Özel Ümit Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Akyüz, tomografi, anjiyografi ve bazı görüntüleme yöntemlerinde kullanılan kontrast (opak) maddelere karşı gelişebilen alerjik reaksiyonlar hakkında bilgi verdi. Opak madde alerjisi bulunan hastalarda işlem öncesinde özel bir hazırlık süreci uygulandığını belirten Akyüz, hem sanal hem de klasik anjiyografide kontrast maddenin damarların görüntülenmesi için vazgeçilmez olduğunu söyledi.
"Damarların ve kalp damarlarının görüntülenebilmesi için kontrast madde kullanmamız gerekiyor. Hem sanal anjiyografide hem de klasik anjiyografide temel prensip aynı. Kontrast madde damarların içini görünür hale getirerek bize tanı koyma imkânı sağlıyor" diyen Akyüz, bazı hastalarda bu maddelere karşı alerjik reaksiyon gelişebildiğini ifade etti. Daha önce kontrast maddeye bağlı alerji öyküsü bulunan hastalarda işlem öncesinde gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayan Akyüz, "Bu tür hastalarımızda alerjik reaksiyon riskini azaltmak amacıyla işlem öncesinde koruyucu ilaç tedavileri uyguluyoruz. İşlem sırasında ve sonrasında da hastalarımızı daha yakından takip ediyoruz. Böylece işlemleri güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz" dedi.

Klasik anjiyografi hâlâ en güvenilir yöntem
Sanal ve klasik anjiyografi arasındaki önemli farklardan birinin kullanılan kontrast madde miktarı olduğunu belirten Akyüz, "Klasik anjiyografide kontrast maddeyi doğrudan kalbi besleyen damarlara veriyoruz. Bu nedenle daha az miktarda kontrast madde kullanıyoruz. Sanal anjiyografide ise görüntü elde edebilmek için daha geniş bir damar sisteminin boyanması gerekiyor. Dolayısıyla kullanılan kontrast madde miktarı daha fazla olabiliyor" diye konuştu.
Klasik anjiyografinin günümüzde hâlâ en güvenilir yöntem olarak kabul edildiğini ifade eden Akyüz, şunları söyledi:
"Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal anjiyografi önemli bir tanı yöntemi haline geldi. Ancak kanıtsal değeri ve tanısal gücü açısından klasik anjiyografi hâlâ altın standart olarak kabul ediliyor. Gerektiğinde damarı doğrudan görmemize ve aynı seansta müdahale etmemize olanak sağlaması nedeniyle klasik anjiyografi birçok durumda tercih edilen yöntem olmayı sürdürüyor."
Daha önce opak maddeye karşı alerjik reaksiyon yaşamış kişilerin bunu mutlaka hekimlerine bildirmeleri gerektiğini hatırlatan Akyüz, doğru planlama ve uygun önlemlerle hem tomografi hem de anjiyografi işlemlerinin güvenli şekilde yapılabildiğini sözlerine ekledi.

Eskişehir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.