Birleşmiş Milletler, 24 Ekim 1945 yılında ABD, Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği, Çin ve Fransa tarafından kurulmuştur. Bugün üye sayısı 193 ülkeye ulaşmıştır. Birleşmiş Milletlerin kuruluş amacı; uluslararası barış ve güvenliği korumak, devletler arasında dostane ilişkileri geliştirmek ve küresel işbirliği sağlamaktır.
Şimdi Birleşmiş Milletlerin 5 daimi ülkesine soruyorum!
Birleşmiş Milletler'de alınan kararlar sadece ABD'nin talimatıyla uygulamaya konulacaksa, böyle bir birliği niçin kurdunuz? Örnek mi?
İnsan kasabı Netanyahu'nun Gazze'de yaptığı soykırımlar ve katliamlar için Birleşmiş Milletler, NATO ve Lahey Adalet Divanı bu katili suçlu buldu. Hatta savaş suçlusu olarak karar alındı.
Şimdi soruyorum! Ey Birleşmiş Milletler, ey NATO, ey Lahey Adalet Divanı… Aldığınız kararları niçin uygulamıyorsunuz? Katil Netanyahu soykırıma devam ediyor. Hatta Ortadoğu'da kafası bozuldu mu istediği ülkelere saldırıyor. Niçin “dur” demiyorsunuz? Bugün ABD ve İran savaşını da katil Netanyahu'nun baskılarıyla başlatmıştır. Birleşmiş Milletlerin 5 daimi üyesi ve 193 üye ülkesi olmasına rağmen ABD ne derse o mu oluyor? Birleşmiş Milletler, ABD için bir silah yoksa kalkan olarak mı kurulmuştur? ABD yalnız Birleşmiş Milletler değil, NATO ve Lahey Adalet Divanında da ne derse o oluyor. Bunu gören katil Netanyahu da bütün Ortadoğu'yu kana buluyor. Niçin dur demiyorsunuz? Şimdiye kadar Netanyahu'nun yaptığını başka ülkeler yapsa, üstelik yapan bu ülkeler Müslüman olsaydı mutlaka yargılayıp cezalandırırdınız.
Yine Birleşmiş Milletler, NATO ve Lahey Adalet Divanı'na soruyorum!
Kıbrıs'ta 1974'ten önce Rumlar, Türk ailelerini duşlara doldurup katlederken… Sırbistan'da Bosna halkını Sırplar katlederken; Bosnalılar, Birleşmiş Milletlere güvenip sığınırken, Birleşmiş Milletler bu sığınan Bosnalıları Sırplara teslim ederken neredeydiniz? Ermeniler doğuda Türkleri öldürürken neredeydiniz? Şimdi savaş suçlusu olarak kabul ettiğiniz İsrail, katil Netanyahu liderliğinde yıllardır Ortadoğu'yu kan gölüne çevirip zulümler ederken neredesiniz? Suriye'de katil Esad kendi halkına zulüm ederken neredeydiniz? Katil Esad'ın zulmünden kaçan bir tane Suriyeliyi niçin kabul etmediniz? Müslüman olduğu için mi? Bu mu Avrupa'nın adaleti ey Birleşmiş Milletler, NATO ve Lahey Adalet Divanı!
Tekrar soruyorum…
Avrupa'nın birçok ülkesi Birleşik Krallıklarla yönetiliyor. Örneğin Fransa, 14 Afrika ülkesini resmen valiler atayarak yönetiyor ve sömürüyor. Dünya Futbol Şampiyonasında Fransa Milli Takımında yer alan futbolcuların çoğu sömürdükleri Afrika ülkeleri kökenli; neredeyse yerli futbolcusu yok denecek kadar az. Bugün ise Yunan milletvekili Etoenora Melet, çok adaletli olan yüce divanınıza yani Birleşmiş Milletler Parlamentosu'na “1974 yılında Kıbrıs çıkarmasında Türk ordusu Rum kadınlarına ve çocuklarına baskı yaptı” diye iddiada bulunuyor. Siz de bu fırsatı kabul edip alelacele toplanıyor ve 575 oyla kabul ediyorsunuz. Çünkü Müslümanlarla ilgili bugüne kadar hiçbir açık kapı bulamadığınız için hayali Kıbrıs iftirasını hemen kabul ettiniz.
Tekrar soruyorum…
Katil Netanyahu ile ilgili aldığınız kararlara ne oldu? Yoksa İsrail, BM, NATO ve Lahey Adalet Divanından daha mı güçlü çıktı? BM'in 5 kurucu daimi üyesi nerede? Niçin sesinizi çıkartmıyorsunuz? Bu mu Birleşmiş Milletlerin ve Avrupa'nın adaleti?
Ama şunu unutmayın ki artık bundan sonra sizlerin alacağı hiçbir karar Türkiye'yi etkilemeyecektir. Çünkü hem Birleşmiş Milletler hem NATO hem de Lahey Adalet Divanı Türkiye'ye bundan sonra muhtaçtır. Her ne kadar Moldova Anayasası 32 yıl önce Gagauz Türklerine seçme-seçilme hakkını vermişken, 32 yıl sonra bugün bu kaldırsa da ve sizler sesinizi çıkartmasanız da… İsrail'in ABD Senatosunda en güçlü adamı olan Graham, 36. NATO zirvesinde “F35 uçakları Türkiye'ye verilmelidir” deyince İsrail tarafından susturulmuş olsa da Türkiye artık kadim bir devlettir. Dünyada ilk 4 devletten biridir. İsrail'e de gerektiği zaman gereken dersini verecektir. Çünkü Türkiye Müslüman bir ülkedir. Ancak Türkiye son gelişmeleri ile artık Avrupa'yı da aşmıştır.
Türkiye bu aşamaya gelene kadar çok bedel ödedi. Örneğin Peygamber Efendimiz de savaşarak İslam dinini yayarken çok bedel ödedi.
Şimdi İslam ülkelerine sesleniyorum…
Sizler de bir bedel ödemeye hazır olmadan ayakta kalamazsınız. Eğer Türkiye'nin şemsiyesi altında toplanmazsanız başka ülkelerin kölesi olursunuz. İran, bugün her şeye rağmen dik durarak kendi teknolojisini kullandı ve ülkesini savunmada başarılı oldu.
Şimdi İslam ülkelerine sesleniyorum…
Hem şehit olmak istiyorsunuz hem de ölmek istemiyorsunuz. Ölmeden şehit olunmuyor.
Fatih Sultan Mehmet, Konstantin'i fethederken kefeni hep yanında olduğu için başarılı oldu. Peygamber Efendimiz dönemlerinde yaşayan Eyüp El Ensari Hazretleri vasiyet ediyor: “Ben ölünce beni Konstantin'in içine götürün, oraya gömün. Vallahi ben Peygamber Efendimizin ağzından duymuşum; Konstantiniye'nin Türk komutanları tarafından fethedileceğini. Ben belki göremem ama Konstantiniye'yi fetheden kutsal Türk ordusunun atlarının ayak seslerini duyarak huzur bulacağım.” diyor ve 80 yaşında deve sırtında Medine'den Konstantiniye'ye gelerek orada ölüyor. Fatih Sultan Mehmet, Konstantiniye'yi fethettikten sonra Eyüp El Ensari Hazretlerini rüyasında görür. Fatih Sultan Mehmet bu rüyadan sonra aylarca Eyüp El Ensari Hazretlerinin mezarını arar ve bulur.
