Sosyal medya akımı hastanelik etti: ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başladı, 2 yıldır tedavi alıyor

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 24.06.2026 - 10:31, Güncelleme: 24.06.2026 - 10:08
 

Sosyal medya akımı hastanelik etti: ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başladı, 2 yıldır tedavi alıyor

Sosyal medya akımı hastanelik etti: ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başladı, 2 yıldır tedavi alıyor
Sosyal medya akımlarının çocukların sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik konuşan Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "En büyük sorun sosyal medyayla beraber beden algısının değişmesi. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, incelme akımları çok tehlikeli. Anoreksiya başlayabiliyor, kalıcı olabiliyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başlayıp, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘Sen zayıfsın’a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor" dedi.Sosyal mecralar toplum hayatına büyük etki ederken, uzmanlar sosyal medyanın çocuklar ve ergenlerin sağlığı üzerinde ciddi etkileri olabildiğini ifade ediyor. Kimi zaman sosyal medyadaki aşırı zayıflık ya da farklı beslenme şekillerine ilişkin akımların 18 yaş altı bireyler tarafından da uygulanabildiğini aktaran Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, önemli uyarılarda bulundu. Antalya’daki bir programda konuşan Kıykım, bir hastasının sosyal medyada kişilerin A4 kağıdını karınlarının önüne tutarak vücutlarının bu ölçüye sığıp sığmadığına yönelik zayıflama çabalarından etkilenerek diyete başladığını ve uzun süredir tedavi almak durumunda kaldığını söyledi. Kıykım, zaman zaman ailelerin de bağışıklığı güçlendirmek, büyümeyi desteklemek gibi amaçlarla çocuklarında fazla ve gereksiz takviye kullanabildiğini söyleyerek, bilinçsiz kullanımların toksik etki yapabileceğine dikkat çekti."Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler"Bilinçsiz takviye kullanımına ilişkin konuşan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "Bu, şu anda bütün dünyanın sıkıntısı. Çoklu vitamin kullanalım, ‘Şu vitamin şuna iyi geliyormuş, illaki takviye alalım.’ Sanki takviye almazsak her şey yolunda gitmeyecekmiş gibi bir durum söz konusu hale gelmiş vaziyette. Her vitamin ihtiyaç değildir, toksik etki yapabilir. Başka başka gıda takviyeleri kullanalım, ‘Çocuğumuzun beyni daha gelişsin, boyu uzasın, daha güçlensin’ diye çok sayıda takviye yapılıyor. Çocukta etkili olup olmayacağı belli değil, eş zamanlı da gıda güvenliğiyle ilgili sorun yaşayabilirsiniz. Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler" dedi."İncelme akımları çok tehlikeli, aileler çocuğu iyi takip etmeli"Sosyal medya kaynaklı akımlar nedeniyle zaman zaman çocuklarda karşılaştıkları durumlara değinen Prof. Dr. Kıykım, "Kişi tercihiyle veganlık yapabilir, herhangi bir sorun yok. Vegan beslenmede bazı vitamin, mineral eksiklikleri oluşabilir, düzenli takip ediliyor olması lazım. En büyük sorun artık sosyal medyanın girişiyle beraber beden algısının değişmesi. ‘Daha ince ya da daha şişman olmalıyım’. Çocuk, bunun için farklı diyetler ve ürünler kullanabilir, bu önemli bir sıkıntı. Beslenmeyi de sadece bir şey popüler oldu diye yapıyorsa, ‘Şu anda popüler, ben bir vegan besleneyim’ dediğiniz zaman uygun vitamin, mineral ve kaloriyi de alamayabilirsiniz. Hele ki bazı çocuklar anne, babadan da gizleyerek yapmaya çalışıyor, en büyük tehlike onlarda. O zaman kalori açığı ortaya çıkmış oluyor. En son zayıflayacağım baskısı, akran zorbalığı. Bunun sonunda anoreksiya başlayabiliyor. Beslenme düzensizliğine girebiliyor ve bu kalıcı olabiliyor. Çok dikkat edilmesi lazım. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, hele bu incelme akımları çok tehlikeli" şeklinde konuştu."Sosyal medya her şey için bir standart belirliyor""Anoreksiya her zaman var" diyen Kıykım, "Bir önceki nesilde daha fazlaydı, ‘Çok ince olmak zorundayım’ diye. Ben zayıflamak istiyorum ve ben zayıf değilim, başka bir şey. En büyük sorun beden algısının bozulması ve devamlı devamlı daha fazla zayıflamaya çalışmaktır. Bu, artık tıbbi bir durum, hastalık haline gelir. Mutlaka müdahale edilmesi gerekir. Önemli olan da o seviyeye gelmeden fark edebilmektir. Çünkü açlıkla yaptığınız her şey; hele ki büyüme çağında vitamin, mineral eksiklikleriyle beynin ihtiyaçlarını karşılayamamak haline gelir. Ergenlik çağı en sorunlu zaman. Sosyal medya her şeye dahil artık, her şey için bir standart belirliyor. Sosyal medyanın size getirdiği başka bir şey daha var; yanınızdaki arkadaşınız yapıyor, ‘Sen niye yapmıyorsun?’ diye seni zorlamaya başlıyor. Yapmadığınız zaman zorlanmaya başlıyorsunuz" ifadelerini kullandı."Hastamız ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye ’sen zayıfsın’a ikna olamadı""Çocuğumuzun ne izlediğini ve sürecini de kontrol edebiliyor olmamız lazım" diyen Kıykım, sözlerine şöyle devam etti:"Gördüm ve özendirdim, sosyal medya bunu bize devamlı dikte diyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘Bir A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başlayıp, sonra da artık adaptasyonu, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘sen zayıfsın’a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor."
Sosyal medya akımı hastanelik etti: ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başladı, 2 yıldır tedavi alıyor
Sosyal medya akımlarının çocukların sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik konuşan Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "En büyük sorun sosyal medyayla beraber beden algısının değişmesi. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, incelme akımları çok tehlikeli. Anoreksiya başlayabiliyor, kalıcı olabiliyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başlayıp, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘Sen zayıfsın’a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor" dedi.
Sosyal mecralar toplum hayatına büyük etki ederken, uzmanlar sosyal medyanın çocuklar ve ergenlerin sağlığı üzerinde ciddi etkileri olabildiğini ifade ediyor. Kimi zaman sosyal medyadaki aşırı zayıflık ya da farklı beslenme şekillerine ilişkin akımların 18 yaş altı bireyler tarafından da uygulanabildiğini aktaran Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, önemli uyarılarda bulundu. Antalya’daki bir programda konuşan Kıykım, bir hastasının sosyal medyada kişilerin A4 kağıdını karınlarının önüne tutarak vücutlarının bu ölçüye sığıp sığmadığına yönelik zayıflama çabalarından etkilenerek diyete başladığını ve uzun süredir tedavi almak durumunda kaldığını söyledi. Kıykım, zaman zaman ailelerin de bağışıklığı güçlendirmek, büyümeyi desteklemek gibi amaçlarla çocuklarında fazla ve gereksiz takviye kullanabildiğini söyleyerek, bilinçsiz kullanımların toksik etki yapabileceğine dikkat çekti.

"Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler"
Bilinçsiz takviye kullanımına ilişkin konuşan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "Bu, şu anda bütün dünyanın sıkıntısı. Çoklu vitamin kullanalım, ‘Şu vitamin şuna iyi geliyormuş, illaki takviye alalım.’ Sanki takviye almazsak her şey yolunda gitmeyecekmiş gibi bir durum söz konusu hale gelmiş vaziyette. Her vitamin ihtiyaç değildir, toksik etki yapabilir. Başka başka gıda takviyeleri kullanalım, ‘Çocuğumuzun beyni daha gelişsin, boyu uzasın, daha güçlensin’ diye çok sayıda takviye yapılıyor. Çocukta etkili olup olmayacağı belli değil, eş zamanlı da gıda güvenliğiyle ilgili sorun yaşayabilirsiniz. Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler" dedi.

"İncelme akımları çok tehlikeli, aileler çocuğu iyi takip etmeli"
Sosyal medya kaynaklı akımlar nedeniyle zaman zaman çocuklarda karşılaştıkları durumlara değinen Prof. Dr. Kıykım, "Kişi tercihiyle veganlık yapabilir, herhangi bir sorun yok. Vegan beslenmede bazı vitamin, mineral eksiklikleri oluşabilir, düzenli takip ediliyor olması lazım. En büyük sorun artık sosyal medyanın girişiyle beraber beden algısının değişmesi. ‘Daha ince ya da daha şişman olmalıyım’. Çocuk, bunun için farklı diyetler ve ürünler kullanabilir, bu önemli bir sıkıntı. Beslenmeyi de sadece bir şey popüler oldu diye yapıyorsa, ‘Şu anda popüler, ben bir vegan besleneyim’ dediğiniz zaman uygun vitamin, mineral ve kaloriyi de alamayabilirsiniz. Hele ki bazı çocuklar anne, babadan da gizleyerek yapmaya çalışıyor, en büyük tehlike onlarda. O zaman kalori açığı ortaya çıkmış oluyor. En son zayıflayacağım baskısı, akran zorbalığı. Bunun sonunda anoreksiya başlayabiliyor. Beslenme düzensizliğine girebiliyor ve bu kalıcı olabiliyor. Çok dikkat edilmesi lazım. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, hele bu incelme akımları çok tehlikeli" şeklinde konuştu.

"Sosyal medya her şey için bir standart belirliyor"
"Anoreksiya her zaman var" diyen Kıykım, "Bir önceki nesilde daha fazlaydı, ‘Çok ince olmak zorundayım’ diye. Ben zayıflamak istiyorum ve ben zayıf değilim, başka bir şey. En büyük sorun beden algısının bozulması ve devamlı devamlı daha fazla zayıflamaya çalışmaktır. Bu, artık tıbbi bir durum, hastalık haline gelir. Mutlaka müdahale edilmesi gerekir. Önemli olan da o seviyeye gelmeden fark edebilmektir. Çünkü açlıkla yaptığınız her şey; hele ki büyüme çağında vitamin, mineral eksiklikleriyle beynin ihtiyaçlarını karşılayamamak haline gelir. Ergenlik çağı en sorunlu zaman. Sosyal medya her şeye dahil artık, her şey için bir standart belirliyor. Sosyal medyanın size getirdiği başka bir şey daha var; yanınızdaki arkadaşınız yapıyor, ‘Sen niye yapmıyorsun?’ diye seni zorlamaya başlıyor. Yapmadığınız zaman zorlanmaya başlıyorsunuz" ifadelerini kullandı.

"Hastamız ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye ’sen zayıfsın’a ikna olamadı"
"Çocuğumuzun ne izlediğini ve sürecini de kontrol edebiliyor olmamız lazım" diyen Kıykım, sözlerine şöyle devam etti:
"Gördüm ve özendirdim, sosyal medya bunu bize devamlı dikte diyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘Bir A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başlayıp, sonra da artık adaptasyonu, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘sen zayıfsın’a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor."

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.