Sema Örs
Köşe Yazarı
Sema Örs
 

“Bilgi mi, Taklit mi? Kitap Okuma Üzerine Bir Düşünce”

Bugünlerde sıkça duyduğumuz bir telkin var: “Okuyun, daha çok okuyun, sürekli okuyun.” Sanki insanın değerini belirleyen tek ölçü, kaç kitap okuduğuymuş gibi bir anlayış hâkim. Oysa kimi insanlar kitapların arasında kaybolmuş, hayattan kopmuş, yazmış ama insana insanca bir fayda sunmamış. Çevresine küçümseyerek bakan, onları cahil gören, buna rağmen hürmet gören kişiler de var. Dahası, her yazdıkları sanki mutlak doğruymuş gibi kabul ediliyor. Bu yazıyı kaleme almamın sebebi, işte bu yanlış yönlendirmeye dikkat çekmek. Kitap okumak elbette değerlidir; fakat ölçüsünü bilmeden, seçici olmadan, her yazarı yanılmaz kabul ederek okumak insanı kendi kişiliğinden uzaklaştırabilir. Bu yüzden, neden çok fazla kitap okumanın her zaman faydalı olmadığını anlatmak ve sorgulamak istedim.... Günümüzde birçok kişi, sürekli ve çok fazla kitap okumanın gerekli olduğunu savunuyor. Ancak ben bu görüşe katılmıyorum. Her insanın kendi kişiliğine, kendi düşünce yapısına uygun bir fikri olmalı. Sürekli farklı yazarların farklı düşüncelerini okumak, kişiliğin ve özgün fikirlerin kaybolmasına yol açabiliyor. Her yazar sonuçta bir insandır; yanılabilir, hatalı olabilir. Dolayısıyla her yazılanı mutlak doğru kabul etmek doğru değildir. Buna rağmen, sanki her yazarın söyledikleri kesinlikle doğruymuş gibi insanlardan sürekli okumaları beklenmesi bana göre yanlış bir yönlendirmedir. Özellikle roman ve hikâye türündeki eserlerin aşırı okunması, kişilik değişikliğine sebep olabiliyor. Tıpkı tiyatrocuların farklı rollere bürünmesi gibi, çok fazla kitap okuyanların da kendi kimliklerini kaybettiklerini, içine kapanık ve insanlarla iletişim kurmakta zorlanan bireylere dönüştüklerini gözlemliyorum.. Elbette bilimsel, gündeme dair ve yaşam şartlarına dair bilgi içeren kitapların okunması çok değerlidir. İnsan hayatına doğrudan katkı sağlayan, bilgi ve bilinç kazandıran eserler faydalıdır. Ancak belli konularda fikir üretmek için yazılmış, kişisel görüşleri aktaran kitapların aşırı okunması, bireyin kendi düşünce dünyasını zayıflatabilir. Sonuç olarak, kitap okumak elbette önemlidir; fakat ölçüsünü bilmek, seçici olmak ve kendi kişiliğini koruyarak okumak daha doğrudur... Mevlana der ki; 'bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye'
Ekleme Tarihi: 03 Mayıs 2026 -Pazar

“Bilgi mi, Taklit mi? Kitap Okuma Üzerine Bir Düşünce”

Bugünlerde sıkça duyduğumuz bir telkin var: “Okuyun, daha çok okuyun, sürekli okuyun.” Sanki insanın değerini belirleyen tek ölçü, kaç kitap okuduğuymuş gibi bir anlayış hâkim. Oysa kimi insanlar kitapların arasında kaybolmuş, hayattan kopmuş, yazmış ama insana insanca bir fayda sunmamış. Çevresine küçümseyerek bakan, onları cahil gören, buna rağmen hürmet gören kişiler de var. Dahası, her yazdıkları sanki mutlak doğruymuş gibi kabul ediliyor.

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi, işte bu yanlış yönlendirmeye dikkat çekmek. Kitap okumak elbette değerlidir; fakat ölçüsünü bilmeden, seçici olmadan, her yazarı yanılmaz kabul ederek okumak insanı kendi kişiliğinden uzaklaştırabilir. Bu yüzden, neden çok fazla kitap okumanın her zaman faydalı olmadığını anlatmak ve sorgulamak istedim....

Günümüzde birçok kişi, sürekli ve çok fazla kitap okumanın gerekli olduğunu savunuyor. Ancak ben bu görüşe katılmıyorum. Her insanın kendi kişiliğine, kendi düşünce yapısına uygun bir fikri olmalı. Sürekli farklı yazarların farklı düşüncelerini okumak, kişiliğin ve özgün fikirlerin kaybolmasına yol açabiliyor.

Her yazar sonuçta bir insandır; yanılabilir, hatalı olabilir. Dolayısıyla her yazılanı mutlak doğru kabul etmek doğru değildir. Buna rağmen, sanki her yazarın söyledikleri kesinlikle doğruymuş gibi insanlardan sürekli okumaları beklenmesi bana göre yanlış bir yönlendirmedir.

Özellikle roman ve hikâye türündeki eserlerin aşırı okunması, kişilik değişikliğine sebep olabiliyor. Tıpkı tiyatrocuların farklı rollere bürünmesi gibi, çok fazla kitap okuyanların da kendi kimliklerini kaybettiklerini, içine kapanık ve insanlarla iletişim kurmakta zorlanan bireylere dönüştüklerini gözlemliyorum..

Elbette bilimsel, gündeme dair ve yaşam şartlarına dair bilgi içeren kitapların okunması çok değerlidir. İnsan hayatına doğrudan katkı sağlayan, bilgi ve bilinç kazandıran eserler faydalıdır. Ancak belli konularda fikir üretmek için yazılmış, kişisel görüşleri aktaran kitapların aşırı okunması, bireyin kendi düşünce dünyasını zayıflatabilir.

Sonuç olarak, kitap okumak elbette önemlidir; fakat ölçüsünü bilmek, seçici olmak ve kendi kişiliğini koruyarak okumak daha doğrudur...
Mevlana der ki; 'bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye'

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

17
Haziran
31
Ocak
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.