Sema Örs
Köşe Yazarı
Sema Örs
 

Bir Partiyi Bitiren Şey: Dalkavuklar.!

Siyasetin en büyük zaafı, liderin çevresinde oluşan dalkavukluk kültürüdür. Benim şahsi görüşüm, AK Parti’nin geleceğini de bu kültürün belirleyeceği yönünde. Bir partiyi bitiren şey, aslında liderin yanındaki dalkavuklardır. Bu durum, siyasetin en kritik gerçeğini hatırlatıyor: çünkü bir liderin etrafında şekillenen kadro, yalnızca icraatların değil, aynı zamanda halkın algısının da belirleyicisidir Bugün AK Parti içinde “dalkavukluk” eleştirisi sıkça dile getiriliyor. Yalakalıkla makam arayanlar, kendi çıkarını önceleyenler, hatta Recep Tayyip Erdoğan’a düşmanlık besleyenler… Bunların varlığı inkâr edilemez. Ancak şu da bir gerçek: Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle dış politika ve kritik operasyonlarda bu çevrelere kulak vermiyor. Onların etkisi daha çok gündelik, tali konularda hissediliyor. Nafaka tartışmaları, bazı sosyal meselelerin Cumhurbaşkanına hiç ulaşmaması gibi örnekler, bu boşlukları gösteriyor. Peki önümüzdeki seçim sonrası ne olur? Büyük bir temizlik beklentisi var. Hiç umulmadık isimlerin meclise girmesi, hiç beklenmedik kadroların öne çıkması ihtimal dahilinde. Erdoğan’ın en güçlü yanı, kiminle ne zaman yürüneceğini bilmesi. Mecbur kaldığında yanında tutar, zamanı geldiğinde yollarını ayırır. Bu stratejik tercih, onun siyasi ömrünü uzatan en önemli faktörlerden biri. Ama burada asıl mesele şu: dava bilinci. Dava, devrim, mücadele… Bunlar sadece slogan değil, feraset ve tedebbür gerektiren kavramlar. Olayın arka planını gözetmeden büyük cümleler kurmak, siyaseti boş sözlere indirger. Tedebbür, yani derin düşünme ve arka planı okuma, siyasette en çok ihtiyaç duyulan yeteneklerden biridir. Bugün halkın dilinde “O bizim dadaşımız” söylemi dolaşıyor. Bu, siyasetin en yalın gerçeğini hatırlatıyor: Liderle halk arasındaki bağ, dalkavukların sesiyle değil, halkın gönlündeki yerle ölçülür. Velhasıl, siyasette kibir, her şeyi bilme iddiasıdır. Oysa bazen görmediğini kabul etmek, ferasetin ta kendisidir. Erdoğan’ın etrafındaki dalkavuklar değil, halkın “bizim dadaşımız” dediği samimiyet siyaseti ayakta tutar.. “Rabbim ümmeti Muhammed’in lideri Recep Tayyip Erdoğan’ı korusun, desteklesin, güçlendirsin ve sabır versin. Allah biz Müslümanları aydınlığa çıkarsın. Bu dünyayı kurtaracak topluluk, ‘La ilahe illallah Muhammedun Resulullah’ diyenlerdir. Allah bu sözü söyleyenleri birleştirsin.” Sema Örs  
Ekleme Tarihi: 04 Haziran 2026 -Perşembe

Bir Partiyi Bitiren Şey: Dalkavuklar.!

Siyasetin en büyük zaafı, liderin çevresinde oluşan dalkavukluk kültürüdür. Benim şahsi görüşüm, AK Parti’nin geleceğini de bu kültürün belirleyeceği yönünde. Bir partiyi bitiren şey, aslında liderin yanındaki dalkavuklardır. Bu durum, siyasetin en kritik gerçeğini hatırlatıyor: çünkü bir liderin etrafında şekillenen kadro, yalnızca icraatların değil, aynı zamanda halkın algısının da belirleyicisidir

Bugün AK Parti içinde “dalkavukluk” eleştirisi sıkça dile getiriliyor. Yalakalıkla makam arayanlar, kendi çıkarını önceleyenler, hatta Recep Tayyip Erdoğan’a düşmanlık besleyenler… Bunların varlığı inkâr edilemez. Ancak şu da bir gerçek: Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle dış politika ve kritik operasyonlarda bu çevrelere kulak vermiyor. Onların etkisi daha çok gündelik, tali konularda hissediliyor. Nafaka tartışmaları, bazı sosyal meselelerin Cumhurbaşkanına hiç ulaşmaması gibi örnekler, bu boşlukları gösteriyor.

Peki önümüzdeki seçim sonrası ne olur? Büyük bir temizlik beklentisi var. Hiç umulmadık isimlerin meclise girmesi, hiç beklenmedik kadroların öne çıkması ihtimal dahilinde. Erdoğan’ın en güçlü yanı, kiminle ne zaman yürüneceğini bilmesi. Mecbur kaldığında yanında tutar, zamanı geldiğinde yollarını ayırır. Bu stratejik tercih, onun siyasi ömrünü uzatan en önemli faktörlerden biri.

Ama burada asıl mesele şu: dava bilinci. Dava, devrim, mücadele… Bunlar sadece slogan değil, feraset ve tedebbür gerektiren kavramlar. Olayın arka planını gözetmeden büyük cümleler kurmak, siyaseti boş sözlere indirger. Tedebbür, yani derin düşünme ve arka planı okuma, siyasette en çok ihtiyaç duyulan yeteneklerden biridir.

Bugün halkın dilinde “O bizim dadaşımız” söylemi dolaşıyor. Bu, siyasetin en yalın gerçeğini hatırlatıyor: Liderle halk arasındaki bağ, dalkavukların sesiyle değil, halkın gönlündeki yerle ölçülür.

Velhasıl, siyasette kibir, her şeyi bilme iddiasıdır. Oysa bazen görmediğini kabul etmek, ferasetin ta kendisidir. Erdoğan’ın etrafındaki dalkavuklar değil, halkın “bizim dadaşımız” dediği samimiyet siyaseti ayakta tutar..

“Rabbim ümmeti Muhammed’in lideri Recep Tayyip Erdoğan’ı korusun, desteklesin, güçlendirsin ve sabır versin. Allah biz Müslümanları aydınlığa çıkarsın. Bu dünyayı kurtaracak topluluk, ‘La ilahe illallah Muhammedun Resulullah’ diyenlerdir. Allah bu sözü söyleyenleri birleştirsin.”
Sema Örs

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

17
Haziran
31
Ocak
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.